Astroloji ile doğum haritalarında çoğunlukla kadersel durumlar yaşayacaklar ile daha çok seçimlerinin sonuçlarını görecek kişileri, konularını görebiliriz.
Ancak tamamen kadersel ya da tercihe bağlı diyemeyiz.
Örneğin biri ile tanıştınız o gün o tarihte göstergeler o kadar muazzam şekilde ayarlanmıştır ki bir şekilde kaderden kaçamazsınız ve tanışırsınız. Karmik bir durum varsa zaten gözüne baktığınızda çok uzun yıllardır tanıdığınızı düşünürsünüz. Ruhunuz hemen onu geçmiş yaşamlarınızdan bilir. Ancak sonrasında onunla tekrar görüşüp görüşmemek ya da onunla yaşayacaklarınız seçimlerinize bağlıdır.
Ve yaptığınız tercihlerle kader tekrar değişir. Her tercih beraberinde sorumluluğu da getirir.
Başkalarının haritalarının sizin haritanıza etkisini bilseydiniz hayatınıza kolay kolay kimseyi almazdınız.
Uzun süredir arkadaşlık kurduğunuz kişiler, iş arkadaşlarınız, eşiniz, çocuğunuz hepsinin haritası sizin haritanız ile harmanlanır ve haritanızı etkiler. Zaman zaman şu kişi hayatıma girdikten sonra benim işlerim düzeldi ya da bozuldu diye düşünürsünüz tam olarak bu.
Örneğin sizin güneşinize satürn, plüto, mars gibi gezegenleri kare karşıtlık yapan bir partner ile üçgen açılar yapan partner ile yaşadığınız durumlar çok daha farklı olacaktır. Güneş prana yani yaşam enerjimizi gösterir. Olumsuz açılarda bu tıkanırken, diğerinde olumlu anlamda desteklenecek ışınızın parladığını, işlerinizin çok yolunda gittiğini görürsünüz. Ya da jupiter ve venüs gezegenlerinize olumsuz açılar bereketinizi düşürürken, olumlu açıları olan kişiler ile beraber zenginliğiniz artacaktır.
Haritalarda iş, sağlık, evlilik, çocuk gibi göstergeleriniz açıktır. Bunlardaki riskleri ve potansiyelleri görerek tercihler de bulunmak gerekir.
Şarkı sözü ile yazıyı kapatalım. “Kader diyemezsin sen kendin ettin.” işte tam olarak budur.

jupiter ve venüs gezegenlerinize olumsuz açılar bereketinizi düşürürken, olumlu açıları olan kişiler ile beraber zenginliğiniz artacaktır… Bu cümle anlık bir doz ilaç gibi geldi. Eşzamanlılığın da böylesi❤️