<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Lenore, Ofistekiler sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://ofistekiler.com/yazar/lenore/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ofistekiler.com/yazar/lenore/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Sep 2024 20:17:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.6</generator>

<image>
	<url>https://ofistekiler.com/wp-content/uploads/2024/09/ofistekiler-favicon.png</url>
	<title>Lenore, Ofistekiler sitesinin yazarı</title>
	<link>https://ofistekiler.com/yazar/lenore/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>
  Yazılara</title>
		<link>https://ofistekiler.com/moladayken/yazilara/</link>
					<comments>https://ofistekiler.com/moladayken/yazilara/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lenore]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 14:00:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moladayken]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ofistekiler.com/?p=3666</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün ne yazacağımı inan ben de bilmiyorum, şu an zihnim bomboş ve yazmak istediğim konu hakkında hiçbir fikrim&#8230;</p>
<p><a href="https://ofistekiler.com/moladayken/yazilara/"><br />
&lt;span class=&quot;bsf-rt-reading-time&quot;&gt;&lt;span class=&quot;bsf-rt-display-label&quot; prefix=&quot;Okuma Süresi&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-time&quot; reading_time=&quot;2&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-postfix&quot; postfix=&quot;dk&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Yazılara</a> yazısı ilk önce <a href="https://ofistekiler.com">Ofistekiler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="bsf_rt_marker"></div>
<p>Bugün ne yazacağımı inan ben de bilmiyorum, şu an zihnim bomboş ve yazmak istediğim konu hakkında hiçbir fikrim yok. Sadece yazma isteğiyle ve bunu plansız/programsız yapabilme yolculuğuna çıkma yönündeki arzumla bilgisayar başındayım. Tabii ki 2 gün sonra gireceğim sınava çalışmak yerine alternatif aktiviteler üretmek konusunun, şu an bu yazıyla hiçbir ilgisi yok.</p>



<p>Ben hep kafamda belirli bir kurguyla yazıya başlarım. Kısa, öz, net ifadelerle derdimi anlatırım ancak ben biraz yazımı çeşitlendirmek istiyorum. Hep karabiber olmaz yani, biraz da sivri biber, kekik, kimyon filan lazım.</p>



<p>Son birkaç yıldır kendimi zihnimin kapalı kapıları ardına gizlemeyi o kadar iyi başarıyorum ki, artık neredeyse konuşmuyorum. Konuştuğum, kendimi açtığım kişi sayısı çok az. Çok sevdiğim arkadaşlarım var, oturup saatlerce konuşabiliyoruz fakat birçoğunun beni, yani gerçek beni tanımadıklarını biliyorum. Çünkü ben o kişiyi saklıyorum. İşin doğrusu hangi amaçla ve kimden sakladığımı da pek bilmiyorum. Belki bunun bir nedeni hayal kırıklığı yaşamaktan kaçınmak. Tabii kaçındıkça kendimi daha çok kapatıyorum ve bu kısır döngü böylece sürüp gidiyor. Belki de bu yazının amacı, o kilitli kapıların anahtarlarını bulmak veya o anahtarı baştan yapmaktır.</p>



<p>İçimdeki bazı düşünceler ve inançlar birbirleriyle çok çetin savaşlar halinde. Maddi dünyada bir harici görüntüsüyle yaşamaya devam etme durumum ve uyandığım kadarını aktarma isteğim. Günümüzde insanlar elma ile armudu ayırt edemedikleri için bunun bana zarar verip veremeyeceğinden emin olamıyorum. Mesela bugün kendi adımla yazdığım bu yazı, ileride kurumsal veya profesyonel kimliğime nasıl etki eder, bunu düşünmeden yazamıyorum. Ben hem kendi inançlarımla hem de kurumsal varlığımla bir bütün olsam da kompartmentalizasyon yapmak durumunda hissediyorum. Sanırım bu halin nedeni diğer insanların üzerindeki imajımı kontrol altına almak. Ben insanların düşüncelerini birer paket programa benzetiyorum. Herhangi bir şeyi severken aynı anda o şeyi eleştirme yetisi veya tam tersi olarak eleştirdiğin bir şeyde iyi ve olumlu parçalar bulabilmek bizde çoğunlukla yok.&nbsp; Bir şey ya iyidir ya kötüdür. Biraz borderline bir düşünce yapısı. Niyet okuma kısmına girmek dahi istemiyorum.</p>



<p>Amacım burada kompartmentalizasyon yapmama neden olan insanların kendilerini veya düşünce sistemlerini eleştirmek, onları aşağılayarak kendi “ulvi eleştirel” düşünce yapımı yüceltmek değil. Amacım bu kapıları açmak. “Size ne ulan!” diyerek kendi legolarımı bir modele dönüştürebilmek. Düşününce bunu zamanında en yakınlarım olarak gördüğüm insanlara karşı yapabilmişken, hiç tanımadığım insanlara yapamıyor olmak da onlara nasıl bir güç atfettiğimle alakalı. Belki ileride profesyonel kimliğimle uyuşmayacak şeyler yazacak olmamın getirdiği disonans. Henüz karar verebilmiş değilim. Belki de hepsidir.</p>



<p>Evet, yazılarımın amacını buldum. Buraya kadar okuduğun için ve yazma amacımı anlamada yaşadığım ikileme tanıklık ettiğin için teşekkür ederim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!</p>



<p></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fyazilara%2F&amp;linkname=%0A%20%20Yaz%C4%B1lara" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fyazilara%2F&amp;linkname=%0A%20%20Yaz%C4%B1lara" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fyazilara%2F&amp;linkname=%0A%20%20Yaz%C4%B1lara" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fyazilara%2F&amp;linkname=%0A%20%20Yaz%C4%B1lara" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fyazilara%2F&amp;linkname=%0A%20%20Yaz%C4%B1lara" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p><a href="https://ofistekiler.com/moladayken/yazilara/"><br />
&lt;span class=&quot;bsf-rt-reading-time&quot;&gt;&lt;span class=&quot;bsf-rt-display-label&quot; prefix=&quot;Okuma Süresi&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-time&quot; reading_time=&quot;2&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-postfix&quot; postfix=&quot;dk&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Yazılara</a> yazısı ilk önce <a href="https://ofistekiler.com">Ofistekiler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ofistekiler.com/moladayken/yazilara/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>
  Bir Yetişkine Dönüşmek</title>
		<link>https://ofistekiler.com/moladayken/bir-yetis%cc%a7kine-do%cc%88nu%cc%88s%cc%a7mek/</link>
					<comments>https://ofistekiler.com/moladayken/bir-yetis%cc%a7kine-do%cc%88nu%cc%88s%cc%a7mek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lenore]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:59:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moladayken]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ofistekiler.com/?p=3680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen gün renkli baskılı ay savaşçısı temalı stickerlara bakınırken bir an “artık bir yetişkin olduğumu” düşündüm. Çünkü “normalde”&#8230;</p>
<p><a href="https://ofistekiler.com/moladayken/bir-yetis%cc%a7kine-do%cc%88nu%cc%88s%cc%a7mek/"><br />
&lt;span class=&quot;bsf-rt-reading-time&quot;&gt;&lt;span class=&quot;bsf-rt-display-label&quot; prefix=&quot;Okuma Süresi&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-time&quot; reading_time=&quot;2&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-postfix&quot; postfix=&quot;dk&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Bir Yetişkine Dönüşmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://ofistekiler.com">Ofistekiler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="bsf_rt_marker"></div>
<p>Geçen gün renkli baskılı ay savaşçısı temalı stickerlara bakınırken bir an “artık bir yetişkin olduğumu” düşündüm. Çünkü “normalde” yetişkinler çocuk ürünleri almazlar. Fakat sonra aklıma bir dizi soru geldi, peki yetişkin ürünü nedir ve bir ürünün yetişkin ürünü olduğunu nasıl anlarım? Bir yetişkin yetişir mi, yoksa oluşur mu?</p>



<p>Kafamda açık olan bir şey var, yetişkinliğe ait ürünler (+18 olanları kastetmiyorum) ve çocuklara ait ürünleri gördüğümde tanımlayabiliyorum ve sınıflandırabiliyorum. Bu kadar açık bir şekilde ayırabilmeme rağmen de bunu bana kimsenin öğretmediğinin farkındayım. Bu kendi kendime öğrendiğim bir şey. Peki nasıl oluyor da ben yetişkin bir bireyken (an itibariyle 31 yaşındayım), çocuk ürünlerine ilgi duyuyor ve onları satın almak istiyorum?</p>



<p>Yetişkinliğe adım adım giderken, vücudumun değişimiyle birlikte başka değişimler vardı elbette. Mesela ergenliğimde kullandığım çantaları artık kullanmak istemiyordum, bazı ayakkabılarımı ve kıyafetlerimi giymek istemiyordum, saçımı artık o biçimde kestirmek ve şekil vermek istemiyordum. Ayrıca perçemler gerçekten çok 2010’lar. Bütün bunlar içsel bir değişimin dışa vurumu olarak mı gelişti, zaman içinde tarzım mı değişti yoksa bir yetişkin olma isteğimle birlikte yetişkin tiyatrosu oynama arzum üst düzeylere mi ulaştı açıkçası ben de bilmiyorum. Aslına bakarsan bence sen de bilmiyorsun sevgili okuyucu.</p>



<p>Tam anlamıyla yetişkin olmadan, yetişkinliğin neye benzediğini anlayabilmek pek mümkün değil. Yetişkinliği temsil eden birtakım eşyalara sahip olmak ve onları yadırganmadan deneyimleyebilmek bir yetişkinlik işareti olarak görülebilir. Ancak yetişkinliği temsil eden her şey benim için bir performanstan, rolden ibaret ve birçoğumuz kendi payımıza düşeni hakkıyla oynuyoruz.</p>



<p>Yetişkinlik sözlü ya da sözsüz birkaç sosyal belirtecin bir arada bulunması mı, yoksa daha derin bir anlamı var mı? Yaşadığımız toplum içinde anlam bulabilmek oldukça zor, çünkü ailemiz bizi yetişkin olmaya hazırlamaz. Yaşımız geldiğinde otomatik olarak yetişkin gibi davranmamızı beklerler ve bu da performans haline gelmeye çok açıktır. Toplumumuz yetişkin taklidi yapan çocuklarla dolu bu yüzden.</p>



<p>Çocukken yetişkinliği ifade etmenin belli yöntemleri olduğunu düşünürdüm. Yetişkin olmak bana çok büyüleyici gelirdi, performatif bir açıdan tabii ki. Yetişkinlerin yapabildiği şeyleri izin almadan yapabilmeyi yetişkinlik gibi görürdüm. İyi de yetişkinlik sırf 18 yaşını doldurduğun için yapabildiğin her şeyi yapmak mıdır? Beyin gelişimimiz 25 yaşında tamamlanıyor, yani doğru ve yanlışı kavramak, daha doğru karar verebilmek, dürtüsel davranışlarımızın azalması 25 ve sonrası. Düşünsene, 18-25 arası yaşadıklarımız felaket getirebilir! Yasal olarak yetişkiniz ama bir yetişkinin sahip olduğu bilişsel yetilere tamamen sahip değiliz.</p>



<p>Yetişkinliğin ne anlama geldiğini çok düşündüm. Performatif her şeyi yaptıktan sonra içten içe hiç de bir “yetişkin gibi hissetmediğimi” fark ettim. Bu performans bana ne mutluluk ne tatmin getirdi. Aksine beni olduğum kişiden uzaklaştırdı. Artık sahneden indiğimi düşünüyorum. Bugün, bir yetişkin olarak, yetişkinliğin anlamı çoktan ilgi alanımın dışında olması gereken türdeki stickerları almamak değil, bu stickerları aldıktan sonra kalan paramla ay sonunu getirebilecek olmak. Sorumluluk alabilmek, doğru veya yanlış verdiğim kararların arkasında durup sonuçlarını üstlenmektir. Sence de böyle olması gerekmez mi?</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fbir-yetis%25cc%25a7kine-do%25cc%2588nu%25cc%2588s%25cc%25a7mek%2F&amp;linkname=%0A%20%20Bir%20Yetis%CC%A7kine%20Do%CC%88nu%CC%88s%CC%A7mek" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fbir-yetis%25cc%25a7kine-do%25cc%2588nu%25cc%2588s%25cc%25a7mek%2F&amp;linkname=%0A%20%20Bir%20Yetis%CC%A7kine%20Do%CC%88nu%CC%88s%CC%A7mek" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fbir-yetis%25cc%25a7kine-do%25cc%2588nu%25cc%2588s%25cc%25a7mek%2F&amp;linkname=%0A%20%20Bir%20Yetis%CC%A7kine%20Do%CC%88nu%CC%88s%CC%A7mek" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fbir-yetis%25cc%25a7kine-do%25cc%2588nu%25cc%2588s%25cc%25a7mek%2F&amp;linkname=%0A%20%20Bir%20Yetis%CC%A7kine%20Do%CC%88nu%CC%88s%CC%A7mek" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fbir-yetis%25cc%25a7kine-do%25cc%2588nu%25cc%2588s%25cc%25a7mek%2F&amp;linkname=%0A%20%20Bir%20Yetis%CC%A7kine%20Do%CC%88nu%CC%88s%CC%A7mek" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p><a href="https://ofistekiler.com/moladayken/bir-yetis%cc%a7kine-do%cc%88nu%cc%88s%cc%a7mek/"><br />
&lt;span class=&quot;bsf-rt-reading-time&quot;&gt;&lt;span class=&quot;bsf-rt-display-label&quot; prefix=&quot;Okuma Süresi&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-time&quot; reading_time=&quot;2&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-postfix&quot; postfix=&quot;dk&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Bir Yetişkine Dönüşmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://ofistekiler.com">Ofistekiler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ofistekiler.com/moladayken/bir-yetis%cc%a7kine-do%cc%88nu%cc%88s%cc%a7mek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>
  Abracadabra</title>
		<link>https://ofistekiler.com/moladayken/abracadabra/</link>
					<comments>https://ofistekiler.com/moladayken/abracadabra/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lenore]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:58:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moladayken]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ofistekiler.com/?p=3683</guid>

					<description><![CDATA[<p>“I create as I speak.” Ne kadar da yanlış anlaşılmış bir söz bu. Kafamın içinde Vitas “ha ha&#8230;</p>
<p><a href="https://ofistekiler.com/moladayken/abracadabra/"><br />
&lt;span class=&quot;bsf-rt-reading-time&quot;&gt;&lt;span class=&quot;bsf-rt-display-label&quot; prefix=&quot;Okuma Süresi&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-time&quot; reading_time=&quot;3&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-postfix&quot; postfix=&quot;dk&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Abracadabra</a> yazısı ilk önce <a href="https://ofistekiler.com">Ofistekiler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="bsf_rt_marker"></div>
<p><strong>“I create as I speak.”</strong></p>



<p>Ne kadar da yanlış anlaşılmış bir söz bu. Kafamın içinde Vitas “ha ha ha” diye gülerken (veya şarkı söylerken, ayırt etmesi güç) bu yazıya başlamam sanırım <em>abrakadabra</em>nın galaktik bir şakaya dönüşmüş olmasını da perçinliyor. Amerika ve hiper bireyselliğinin getirdiği karmaşalara ve inanç sistemlerine gösterdiği hoyratça indirgemeciliğine karşılık SSCB doğumlu Rus şarkıcının “ha ha ha”ları arasında neden böyle düşündüğümü açıklamak istiyorum.</p>



<p>Bu konuya girmeden önce enerjiden bahsetmem daha doğru olacak. Çünkü enerji de yine yanlış anlaşılan ve sıkça yanlış kullanılan bir kavram. Hayatta her şeyin bir enerjisi var ve hepimizin enerji olduğuna kısmen katılıyorum. Kısmen, çünkü maddi yönümüz, yani fiziksel bir vücudumuz da var. Eğer tamamen enerjiden oluşmuş olsaydık belki aklımızdan geçen her şey bir parmak şıklatması hızında gerçek olurdu, bunun yaratacağı kaosu da düşünmemiz gerek. Hiç kırmızı ışık yanmayan bir kavşakta trafik nasıl olurdu! Oysaki evren kaosu sevmez ve entropinin her zaman en düşük olduğu süreçleri tercih eder. Bir elektrik akımı, devrenin direnci en düşük rotasını takip eder.</p>



<p>Bahsettiğim fiziksel fenomenlerin spiritüel bir konuyu açıklamada kullanmamın nedeni, üzerinde yıllarca çalışılmış kuramları kendime bir kanıt olarak göstermekten çok bir analoji oluşturmak. Sanıyorum enerji konusunda yapılan anlatılar benzer nedenlerle yanlış anlaşıldı. Şayet kuantum fiziği bizim 5 satırda açıklayabildiğimiz bir hadise olsaydı, Einstein 1921’de Nobel ödül töreninde avucunu yalardı. Yine de rölativite, yani görelilik kuramı, enerji gibi soyut ve açıklaması güç bir konuyu ele almada oldukça işlevsel.</p>



<p>Şimdilik sadece enerji olduğumuzu düşünelim, her enerjinin belli bir frekansı vardır. Enerjimize denk olan kişileri, durumları, eşyaları hayatımıza çekeriz ve enerjimize denk olmayan her şey hayatımızdan bir şekilde gider. Tıpkı müzik gibi, ancak uyumlu frekanstaki sesler kulağımıza hoş gelir, uyumsuz olan seslere detone deriz ve kulağımız önce detone sesi, yani uyumsuz sesi seçer. Çünkü şarkının güzelliğini, bütünlüğünü bozmaktadır. Bazen de öyle bir ses eklenir ki, şarkı o ses ile tamamlanır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1144" height="1144" src="https://ofistekiler.com/wp-content/uploads/2024/09/Abracadabra-gorsel.jpg" alt="" class="wp-image-3685"/></figure>



<p>Bizim hayatımızda da uyumsuz ögeler ya da bizi biz yapan ögeler olur. Hayatın akışında bize katılırlar ve bizden giderler. Yalnız şöyle düşünmemek lazımdır, madem ayrık otuydu, neden daha önce görmedik ve temizlemedik? Ayrık otlarının bile bir işlevi vardır, en basiti kendisinin temizlenmesi gerektiğini bize öğretir. Henüz kısayken köküyle birlikte koparmak zor olur, direnç gösterir (biz bunu fizik derslerinde kuvvet çarpı kuvvet kolu diye öğrenmiştik, o sancılı günlerde :)). Uzadığı zaman neredeyse çektiğimiz gibi gelirler. Yani zaman da çok önemlidir, zaman konusuna bu yazının devamı olacak olan ikinci kısımda değineceğim. Fakat şimdilik frekanslardan devam edelim.</p>



<p>Notaların bazen detone, bazen de bir şarkı için tamamlayıcı unsur olduğunu söylemiştim. Fakat bu her şarkı için geçerli değildir. Bir şarkıyı tamamlayan o mükemmel nota, başka bir şarkıda detone bir ses olabilir. Türkçe meali şudur, hayatta her şey bizim için değildir. Tatminkâr bir hayata sahip olmak için her şeye sahip olmamıza gerek yoktur, her şeye ihtiyacımız da yoktur. Zaten her şeye sahip olmak demek ayrık otlarına da sahip olmak demektir. Dışarıda gördüğümüz her şeyi hayatımıza dahil etme, her şeye sahip olma isteği, bireyselci hayat tarzının bize getirdiği yapay bir ihtiyaç olmaktan öteye gitmez. Amerika’nın büyük oyunları! Bizim kısmetimiz olmayan ögelerden arındığımız zaman hayatımızda bize ait olanlara daha fazla yer açarız.</p>



<p>Frekansının yükselmesi demek spiritüel dilde yine indirgenmiş haliyle “kötü enerjilerden arınmak” demek ancak bu da çok yanlış algılanıyor. Kötü enerjilerden kasıt “kötü” olarak etiketlenmiş hisler. Ancak o “kötü” hislerin de hayatımızda işlevi vardır hem de oldukça önemlidir. O hisler ayrık otlarının temizlenmesinde bize yol gösterirler. Haksızlığa uğrarsak sinirleniriz ve bu sinir bize yapılan yanlışı düzeltmek için bir itki verir. Tetiklenirsek kendimizi iyileştirme yolunda veya iyileştiremesek de hassas noktalarımızı tanıma noktasında ilerleme gösteririz. Bizi sürekli üzen insanları hayatımızda barındırmayız, sınır koymayı öğreniriz. Hayatımıza her zaman “iyi” şeyleri çekmek mümkün değildir, zaten iyi göreceli bir tanımdır. “Kötü” deneyimler de yüksek enerjili insanların hayatına girebilir çünkü hayat döngülerden ibarettir. Aradaki fark enerjisi yüksek insan ile düşük insanın bu olaya karşı verdiği tepkidir.</p>



<p>“İyi düşün, iyi olsun.” iyi niyetli bir yaklaşım olsa da kurban suçlamanın önünü açar. Bize der ki, başına gelen “kötü” her neyse, sen kötü düşündüğün için öyle oldu. Sevdiğimiz birinin ölümü mesela, o kişiyi biz öldürmüş olamayız herhalde! Ayrıca biz iyi de düşünsek hepimiz bir gün öleceğiz ya (Allah geçinden versin tabii)! Bir de kötü düşünmeye karşı bizi kaygılı yapar. Kötü düşündüğümüzde başımıza kötü bir şey geleceğine inanıp belki kötüyü hayatımıza çekeriz, ki bu konu kendi başına bir yazı hak ediyor. Dolayısıyla kötü düşünmemeye ve iyi düşünmeye kendimizi zorlayıp bir direnç noktası yaratırız. Yukarıda ne demiştik, direnci yüksek yerden enerji akmaz. Deneyimleri iyi veya kötü olarak etiketlemek yerine, olduğu gibi kabullenip almamız gerektiği kadarını alıp, kalanını bırakmanın en doğrusu olduğunu düşünürüm ben.</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fabracadabra%2F&amp;linkname=%0A%20%20Abracadabra" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fabracadabra%2F&amp;linkname=%0A%20%20Abracadabra" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fabracadabra%2F&amp;linkname=%0A%20%20Abracadabra" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fabracadabra%2F&amp;linkname=%0A%20%20Abracadabra" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fabracadabra%2F&amp;linkname=%0A%20%20Abracadabra" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p><a href="https://ofistekiler.com/moladayken/abracadabra/"><br />
&lt;span class=&quot;bsf-rt-reading-time&quot;&gt;&lt;span class=&quot;bsf-rt-display-label&quot; prefix=&quot;Okuma Süresi&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-time&quot; reading_time=&quot;3&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-postfix&quot; postfix=&quot;dk&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Abracadabra</a> yazısı ilk önce <a href="https://ofistekiler.com">Ofistekiler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ofistekiler.com/moladayken/abracadabra/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>
  Abracadabra Ⅱ</title>
		<link>https://ofistekiler.com/moladayken/abracadabra-%e2%85%a1/</link>
					<comments>https://ofistekiler.com/moladayken/abracadabra-%e2%85%a1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lenore]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 13:57:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moladayken]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ofistekiler.com/?p=3687</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Time is an illusion.” Gelelim zaman konusuna. Beklemekten sıkılmış biriysek sabırlı olmak gerekliliği sadece sabırsızlığı ve sonuca olan&#8230;</p>
<p><a href="https://ofistekiler.com/moladayken/abracadabra-%e2%85%a1/"><br />
&lt;span class=&quot;bsf-rt-reading-time&quot;&gt;&lt;span class=&quot;bsf-rt-display-label&quot; prefix=&quot;Okuma Süresi&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-time&quot; reading_time=&quot;3&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-postfix&quot; postfix=&quot;dk&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Abracadabra Ⅱ</a> yazısı ilk önce <a href="https://ofistekiler.com">Ofistekiler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="bsf_rt_marker"></div>
<p><strong>“Time is an illusion.”</strong></p>



<p>Gelelim zaman konusuna. Beklemekten sıkılmış biriysek sabırlı olmak gerekliliği sadece sabırsızlığı ve sonuca olan bağımlılığı körükler (Zaman konusunu sonraki haftaya bırakarak bu konuyu pekiştirmeye çalıştığımı düşünmeyin, kasti değildi vallahi bak!). Fakat gerçekten de her şeyin bir zamanı vardır. Biz zamanı doğrusal algılayan ve deneyimleyen bedenlerle yaşadığımız için bir şeylere zaman vermek, bize başka şeyleri kaçırıyormuşuz hissi verir. Fakat bir şeyi neden daha önce yapmadığını düşünüp hayıflanmak veya nasıl düşünemediğini anlamaya çalışmak gerçekten nafiledir. Çünkü olduğumuz kişinin bugünkü algısının oluşması için o deneyimlerin yaşanması gerekir. O yanlışların yapılması, o kararların kişinin belirli zaman dilimindeki iradesiyle verilmesi gerekir. Bu yüzden abracadabra yerine, ne dilediğine dikkat et belki bir gün gerçek olur demek daha gerçekçidir. Bugün hayatına çağırdığın o arzu nesnesi, belki ileride sen değiştiğinde hayatına gelecek ve herhangi bir katma değeri olmayacağı gibi belki pişmanlık yaratacak.</p>



<p>İlişkilerle ilgili en çok duyduğumuz da “doğru insan, yanlış zaman” kavramıdır. O insan birkaç ay sonra gelseydi belki! O günlerde hayatı bu kadar yoğun olmasaydı, daha birkaç gün önce eski sevgilisinden ayrılmamış olsaydı, daha iyi bir iş fırsatı çıksaydı ve benzeri olsaydı/olmasaydılarla kendimizi avutmak ve o insanın aslında doğru kişi olduğunu, zamanlamanın yanlış olduğunu söyler dururuz. Kişi de zaman da doğrudur. O zaman diliminde, o doğru kişinin, o gün olduğumuz kişiyi çekmesinin bir nedeni vardır. Her ilişki sürmek zorunda değildir ve bu kesinlikle iyi bir şeydir. Ayrıldığın gün dünyanın başına yıkıldığı ama sonradan şükür namazları kıldığın bir eski sevgilin, bir arkadaşın mutlaka vardır. Tamam şükür namazı abartı oldu kabul, olmaması benim için daha iyiymiş diyebilmen de yeterli. İnsan ilişkilerinin doğası sonludur, çünkü biz ölümlüyüz.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="3840" height="2560" src="https://ofistekiler.com/wp-content/uploads/2024/09/Abracadabra-2-1.jpg" alt="" class="wp-image-3689"/></figure>



<p>Tam da bu nedenle zaman bir illüzyondur demek saçmalıktır. Bazı kişisel gelişim Mesihlerinin bu türde ifadeler kullandığını görüyorum. Zaman bizim yönetemediğimiz bir boyut olabilir, zamanı tek yönlü algılıyor ve deneyimliyor olabiliriz ancak üzerimizde gerçek ve kalıcı etkileri vardır. Bazı deneyimler belli bir zaman diliminde mümkündür. Mesela bir bebek 4 ay olmadan önce etrafını doğru düzgün göremez. Öncesinde göremediği için kimse bebeği suçlamaz. Veya doğurgan bir kadın ancak belirli bir zaman kesitinde anne olabilir. Bu durumda anne olmayı arzu eden ancak koşulları uygun olmayan birine zaman bir illüzyon, kendi zamanın geldiğinde anne olacaksın demek o kadınla alay etmek demek değil midir? Zamanı geldiğinde dünyayı gezeceksin dediğin kişinin zamanı emeklilikte geldiğinde nasıl olacak? Gençken ve dinçken çok daha rahat yapabileceği bir iş için neden daha fazla çileye ve zorluğa katlansın? Kendi gerçekliğimizden kopmamamız gerekli. Bazı isteklerin zamanı olabilir, sabretmemiz gerekebilir ama gerçekleşebileceği zaman dilimine bakınca sabırsızlık oldukça makul bir his.</p>



<p>Şimdi dönelim konunun en başına, yani abracadabra’ya. Biz hayatımızda bunu daha çok manifest etmek, gerçekleştirmek, 777, “oldu oldu oldu” olarak biliyoruz. Oturduğumuz yerden bir şeyleri hayatımıza çağırmamız ne kadar mümkün? Mesela ben oturduğum yerden banka hesabıma birkaç milyon dolar çağırabilir miyim? Yöntemini bilen varsa lütfen söylesin! Çünkü benim bildiğim, karma ve dharma bu şekilde çalışmaz, en azından ben çalıştıramadım, etrafımda büyük bedeller ödemeden çalıştırabilen birini de henüz duymadım. Dharma’yı kendi yaşantınız, seçimleriniz ve olduğunuz kişi olarak, Karma’yı ise dharmanızın bir sonucu olarak düşünebilirsiniz. İslam’daki cennet ve cehennem kavramından pek de farklı değildir. Karmanın gerçekten çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Kendisi ve etrafındakiler için doğru seçimler yapmaya çalışan insanların mutlaka iyi şeyler yaşayacağını düşünmek, tam tersi, kötü seçimler yapan ve umursamaz birinin başına kötü şeyler geleceğini düşünmek rahatlatıcı da olsa bir peri masalından öte değildir. Tabii ki öteki dünya inancın varsa, karmik sonuçların bu dünyadaki hayatımızla ilgili olduğunu belirtmeme gerek olduğunu düşünmüyorum. Yine de kendisi için iyi olacağına inandığı işleri yapan birinin az ya da çok bir şeyler elde edeceğini, kendi üzerinde hiç çalışmayan, kendisiyle uğraşmayan birinin kendisine zarar veren işler peşinde koşacağını öngörebilmek yanlış da değildir. Burada esas konu iyi ve kötüyü tanımlamaktır. Çünkü iyi de kötü de kişiden kişiye değişir. Oturduğum yerde meditasyon ve pozitif enerjilerle dil öğrenmem mümkün mü onu da bilmiyorum. Fakat öğrenmek istediğim dil üzerinde çalışmaya başlarsam birkaç kelime öğreneceğimi, belki basit cümlelerle kendimi ifade etmeye başlayabileceğimi biliyorum. Yani enerjimi evrene göndermek yerine sıkıcı bir dil kitabına gönderdiğimde bana bir dönüşü oluyor, bundan eminim. Karmayla ilgili yanlış anlaşılan, batı bireyselciliği tarafından içi boşaltılan anlamı işte budur.</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fabracadabra-%25e2%2585%25a1%2F&amp;linkname=%0A%20%20Abracadabra%20%E2%85%A1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fabracadabra-%25e2%2585%25a1%2F&amp;linkname=%0A%20%20Abracadabra%20%E2%85%A1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fabracadabra-%25e2%2585%25a1%2F&amp;linkname=%0A%20%20Abracadabra%20%E2%85%A1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fabracadabra-%25e2%2585%25a1%2F&amp;linkname=%0A%20%20Abracadabra%20%E2%85%A1" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=https%3A%2F%2Fofistekiler.com%2Fmoladayken%2Fabracadabra-%25e2%2585%25a1%2F&amp;linkname=%0A%20%20Abracadabra%20%E2%85%A1" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p><a href="https://ofistekiler.com/moladayken/abracadabra-%e2%85%a1/"><br />
&lt;span class=&quot;bsf-rt-reading-time&quot;&gt;&lt;span class=&quot;bsf-rt-display-label&quot; prefix=&quot;Okuma Süresi&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-time&quot; reading_time=&quot;3&quot;&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class=&quot;bsf-rt-display-postfix&quot; postfix=&quot;dk&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Abracadabra Ⅱ</a> yazısı ilk önce <a href="https://ofistekiler.com">Ofistekiler</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ofistekiler.com/moladayken/abracadabra-%e2%85%a1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
