3×2 Store

Şimdi bu ne diye bakacaksınız belki ama iki mühendis kadının kurmuş olduğu bir markanın hikayesinin başlığı. Kurucular mühendis olunca markanın adı da doğal olarak sayılardan olması şahane bir yaratım olmuş.

Evet piyasada kendi markasını kuran bir çok insan olmasına rağmen sayılarla ve gerçekten sürdürülebilir moda anlayışı ile yola çıkan, klasiklerin dışında yaşayan kombinli sunumları ile kendi alanında farklı bir yol ile pazara giren bir tekstil markası.

Peki neydi bu 3×2 nin alameti harikası. 3 model 2 renk veya 2model 3 renkten oluşan kapsül koleksiyonu ifade diyor. Genelde bir kombin kutusunun içinde 6 parça olmasına özen gösteriyorlar. Kısa aralıklarla kapsül koleksiyonlarını instagram da ve sitelerinde yayınlıyorlar. Renk blogları ve yaz ruhunu yansıtan kombinleri ise denemeye değer.

Gelin size Funda ve Gizem den bahsedeyim. 2 si de mühendis ve kurumsal işlerinde başarılı olan kadın girişimciler. İstanbul Teknikten mezun olan Endüstri Mühendisi arkadaşlar, kurumsal hayattaki tecrübelerini de yanlarına alarak bu yola girmişler. Tabi ki kolay bir süreç olmamış, üretici bulmaları, zamana ve küresel dünya şartlarına en uygun olabilecek koleksiyonu oluşturup kişilerin ihtiyaçlarını tam anlayacak ve aynı zamanda kaliteli ürünler üretmek için çıktıkları bu yola start verecekleri zamanda Pandemi olayı ile açılışlarını bir süre daha ötelemişler. Yakın zamanda ilk koleksiyonlarını bizle paylaşmaya başladılar.

Merter pazarı senin Zeytinburnu kumaşçıları benim diyerek ürün kumaşlarını tek tek kendileri seçen, üretim aşamasında emekçi insanları bulmak için sabahlayan, aynı zamanda sitelerine yükleyecekleri her ürünün görsellerini çeken ve modellik yapan şahane kadınlardır kendileri. Bu süreci bile bu kadar özverili ve istekli yapıyor olmaları işlerine ne kadar aşık olduklarını gösteriyor. Biraz da ürünlerinden bahsedelim hadi.

 İlk seri olarak “Marakeş” kapsül koleksiyonu ile çıktılar ardından yavaş yavaş ofislere dönen biz kadınlar için “Back To  Office” koleksiyonunu eklediler. Turuncunun portakala laf atan rengi, mintin doğa ile bütünleşen o sadeliği ve mavinin denizin rengini bile giyerken hissettirecek tonu ile satışa başladılar.

Süreç nasıl ilerler, hikaye nasıl farklılaşır şuan kestirmek zor ama tekstil perakendesinin içinde var olmak bunu farklı yollar ile deneyimlememizi sağlamak, yaratıcı yönlerini ortaya koymak epey zorken bu iki kadının bunu başarıyor olmalarını görmek heyecan verici. Bakalım ilerleyen zamanda bizi ne süprizler ile karşılayacaklar.

Siteye ulaşmanız için hem internet sitesini aşağıya ekliyorum.

Ayrıca instagram sayfalarınında linkini paylaşıcam.

Bir sonraki yazıya kadar…

https://the3x2.com/collections

https://www.instagram.com/3x2store/

Retailde Fit Gap Analizi

Fit gap, fark analizi, gap analizi yada ideal analizi. Siz adına ne derseniz diyin, içine strateji yedirilmiş bir talep tahmin yöntemindir.

İdeal şartlarda gerçekleşmesini beklediğiniz durum ile gerçekleşen durumun net fotoğrafını ortaya koyan bir analizdir.

Tabi bunu gösterebilmek için idealin ne olduğunu konuşmak gerekir. İdeal durum retail için,

  • Döviz piyasasının beklenen yükselişinden/düşüşünden farklı bir aksiyonun gerçekleşmediği
  • Ham madde (gıdasal hammadde vb. dahil)/Pamuk fiyatlarının artmadığı
  • İklim ve küresel krizlerin olmadığı
  • Modanın/beslenmenin aniden yön değiştirmediği
  • Doğal afetlerin olmaması

Normal şartlar altında yani bu durumlardan 1-2 tanesinden daha fazlasının gerçekleşmediği durumlarda ideal kabul edilir.

Fit gap analizi firmaların planladıkları sezonların gerçek performansları ile yukarıda saydığımız ve eklenebilecek diğer durumlar içinde olması beklenen performansının karşılaştırma analizidir. Bir örnek üzerinden gidersek daha akılda kalacaktır.

Maske üreten bir konfeksiyon atölyesi bulundukları ayda üretim performansını incelemek istediler. Diğer sene aynı dönem için yapacakları üretim hizalanmasında kullanmak için

Kasım ayındaki gerçekleşen tablo aşağıdaki gibidir.

Bu tabloya göre baktıklarında desenli maskede planladıklarından daha fazla satmış, siyah maske ise toplam planın yalnızca 57% sini gerçekleştirmiştir.

Önce buna neden olan sebepleri araştırılır. İdeal kabul ettiğimiz durumlardan hangisi gerçekleşmedi/gerçekleşti? Başarılı olanlar neden başardı? Daha fazla stok neden koyamadık?

Bu soruların cevaplarını vererek yeni sene için yeni bir ideal bütçe planı yapılır.

 Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere problem yaratan alanlar tespit edilerek bu doğrultuda yeni bütçe planı yapılır.

  • Stoktan aldığı pay arttırılır/azaltılır.
  • Ürün grubunun range dengesine bakılarak ticari olarak satış,kar getirilecek alanlara yatırım yapılır
  • Veri analizi iinde boğulduğumuz bir yerde hangi alanın iyileştirilmesi/geliştirilmesi konusunda bizlere o anın fotoğrafını çeker ve yeni reçete hazırlamamızı sağlar.

Fit gap analizi bunların yanında stratejik karalar alınmasında da etkin rol alır. Bir ürün grubundan çıkma yada yeni bir ürün gamı eklemekte bu aşamada devreye girer ve karar almamıza yardımcı olur. Bu tamamen gelecek sene yapacağınız satışın,kar dengesinin tahminine göre hazırladığınız bir reçetedir.

Fit gap analizi, istatistiksel denklemler yardımı ile hazırladığınız tahminden beslendiği için bu noktada taktik geliştirebilir, operasyonunuzun aşamalarına yeni basamaklar ekleyebilir, stratejinizi yeniden şekillendirebilirsiniz.

Yukarıdaki analizlere ek olarak fit gap analizinizde kullanacağınız bütçe genel analizlerden de beslenir.

  • Sektörün ortalama üretim kapasitesi
  • Pazarın hedefleri ve gerçekleşenleri
  • Rakiplerin süreçleri yani benchmarklarını da ekleyerek ideale yakın bir bütçe yapabilirsiniz.

Son olarak fit gap analizinizi yaptığınızda ürünlerinizi dağıtan kanallardan aldığınız geri bildirimler, müşterinizin ürünlerden beklentileri ve tepkileri, ürünlerinizi kullanan ekip arkadaşlarınız, yaptığınız kampanyaları da ekleyerek analizinizi çeşitlendirebilirsiniz. Burada önemli olan kullanacağınız istatistik modellemenin şirketinize uygunluğu. Bir sonraki yazıda retail de en çok kullanabileceğiniz istatistik denklemlerini konuşacağız. Yeni yazıya kadar tüm sorularınız için [email protected] hesabına mail atabilirsiniz.

Not: örnekte verilen şirket hayalidir. tablo olarak paylaşılan veriler tamamen random verilmiştir hiç bir bağlayıcılığı yoktur.

Mücbir Sebepler

Başlığa bakıp sakın aldanmayın, instagramın yeni live-fenomenlerini analiz etmeyeceğim ama yaptıkları yeni pazarlama çalışmalarına değineceğim. Ortalığı kasıp kavuran influencer sistemini patlatan bu iki kişi, dijital pazarlamanın kurallarını yeniden kurguluyor.

Biliyorsunuz ya da artık bilmek durumunda kaldığınız ınfluencer dünyasının bizim hayatlarımızın ne kadar içinde olduğunu. Alacağımız kıyafetten tutunda wc de kullanacağımız tuvalet kağıdına kadar karışıyor oluyorlar. Hepsi Trendyol’un pazarlama ajanları gibi her yerde. Yanlış anlaşılmasın işini iyi yapan gerçekten anlamlı içerik oluşturan ınfluencerlara değil lafım zaten onlarda bir elin parmağını geçmez.

Pandemi döneminden önce Avon, Farmasi markalarının ürünlerini tanıtan abiler/ablalar gibi her gün bu kadar şeyi nasıl alıyor bu kadar ürünü bir haftada nasıl tüketiyor anlamaya çalışırken araya bir es molası geldi ve karantina dönemine girdik. Hızlı tüketim ürünlerinin hayatımızı nasıl bu kadar ele geçirmesini anlamlandırıyorken hala instagramda bize, bu tayt çok güzel alsana, bu ayakkabı ile inanılmaz güzel spor yaparsın pazarlama çalışması devam ediyordu. Duru durağı olmayan sürekli “satın al”, “satın al” uyaranından artık bir bıtkınlık geldi ve belkide bir çoğunuz severek takip ettiğiniz insanları unflow etmek durumunda kaldınız. Ee dışarıda çıkılmıyor seyahatte edilmiyorsa bu arkadaşların paylaşıcak neleri kaldı ki? Bazıları spor hocası gibi sürekli youtubedan çalıştığı sporların videolarını paylaşırken bazıları ise evde kendini ahçı ilan edip sürekli tarif veriyordu. Biz tüketiciler ise çalışmalar sekteye uğrarsa nasıl kiramızı öder ay başını getiririz kara kara düşünüyor olmuştuk. Sonunda bu duruma alışan tüketiciler artık zamanın bolluğundan mı yoksa bir bilinçli tüketici olma fikrine sıcak mı baktığından bilinmez, alacağı herşeyi tek tek analiz ederek almaya, beğendiği ürünleri bir çok eticaret sayfasında araştırmaya başlayarak almaya başladı.

Bugünlerde ise gece 00:30 da başlayan (şimdilerde 00:00 da başlıyor) Mücbir sebepler programına takılmaya başladı. Aslında bir program olmak için açılmamış, iki arkadaşın gündemin komikliğinden ve absürük haberleri tiye alması ile oluşmuş bir canlı yayın programı. Matikler dedikleri yani ünlülerinde içinde olduğu eğlenceli, samimi sanki onların bir arkadaşı hissi çokça olan güzel bir yayın hazırlıyorlar. İzleyen ve takip eden kişi sayısı gün geçtikçe artarak ilerliyor ve sonunda bazı markaların yorumlar kısmına kendi reklamlarını yazmaları ile birlikte ürün yerleştirme konseptine giriyorlar. Öyle bildiğiniz tüm gün link verelim yukarı kaydıralım değil tamamen o saatler içinde yapılmış yaratıcı içerikler. Neredeyse şu konuma geldiğimizi söylemeden geçemeyeceğiz acaba bugün hangi ürün gelicek heycanı ile yayını izler olduk.

Özellikle Moov by Garenta markasının reklamını yaşayarak göstermeli uygulamalı deneyimin en güzel örneği. O programı izleyipte moov uygulamaını indirmeyen yoktur bence 😊

Melikşah’ın mavi tik alması konusunda tatlı çaba ise izlenmeye değerdi. Yavaş yavaş takipçisi artan mavi tikli olması için konuşulan muhabbetler ve sonrasında kazanılmış mavi tik. Bunu da zekice bize sunan ve bu konuya da ekledikleri ürün muazzam güzeldi. Mavi markası, Melikşah’ın mavi tik almasını kendi ürünleri ile kutladı ve tam yerine rast geldi reklamı ile pazarlama tarihine örnek olarak yerini aldı.

@twitter

Son olarak tiktok videolarından bahsedecek olursak Bartu’nun astral nezahati taklit etmesi ardından Fruko markasının içeriğini oluşturması ve son olarak Kuşum Aydın ve Melikşah’ında içinde olduğu bir astral seyahat Pepsi reklamı ile dijital pazarlamanın geçilmesi zor bir içerik üreticiliği ile zirveye kondular. İzlemeniz için aşağıya linkleri ekliyorum.

*Üçlü Astraller Vardır. 33dkdan sonra başlıyor😊

Neyi farklı yapıyorlar?

  • İnsanları sıkmadan sohbet ediyorlar, samimiler
  • Ürünleri açık açık yerleştirdiklerini söylüyorlar,
  • Kendilerine has bir dilleri var ve izlemeyen kesim kesinlikle anlamıyor
  • Yaratıcılık konusunda çekinmiyorlar özellikle astral seyahat, tiktok gib kanalların popüler olan videolarını ürüne uyarlamada çok başarılar
  • Bazı kesimlerin canını sıkıyorlar ve bu durum onların umurlarında değil çünkü bunu bir amaç uğruna yapmıyorlar
  • Şaka yapmayı ve kendileri ile dalga geçmeyi çok iyi biliyorlar açıkçası özgünler

Pazarlamada gelenekselliğin dışına çok çıkamasa da dijital pazarlama gün geçtikçe ve insanların yaşam şekilleri evrildikçe yapay zeka gibi sürekli öğrenilmiş yeni bir versiyonu ile karşımıza çıkıyor. İşin sırrı tüketiciyi tanıyan ve tüketicinin vereceği cevabı bilenlerin kazanacağı dönem geldi bize de izlemek düşer ne diyelim. Canlı yayınlarınız bol olsun gençler 🙂

Pomodoro Tekniği

Yüzyılın en büyük salgını olan Corono virüsü hepimizi evlerimize hatta küçük odalarımıza hapsetti diyebiliriz ama üretime ve günlük işlerimizi devam etmek zorundayız. Bu yüzden bir çok beyaz yakalı evlerden bağlanarak günlük iş planlarını devam ettiriyor.

Evden uzaktan çalışmak çok güzel gibi düşünsek bile aslında şuan hepimiz bu sürece adapte olmakta zorlanıyoruz. Plan yapmak, bölünmeden çalışmak, aynı zamanda gündemi takip etmek çok zor ve dikkat dağıtıcı olabiliyor. Bunun önüne geçmek için sizlere uygulaması çok kolay pratik bir teknikten bahsedeceğim.

1980 li yıllarda Francesco Cirillo adlı bir İtalyan bulmuştur. Yazılım sektöründe çalışan Francesco, zamanı etkin ve verimli kullanmak adına bulduğu bu tekniğin ilhamını ise  mutfaktaki zaman sayaçlarından esinlenmiş. Tekniğinin adının Pomodoro olması ise buradan gelmektedir. İtalyancada domatesin adı Pomodoro olarak geçmektedir.

Tekniği uygularken önce yapacağınız projeyi 25 dakikalık zaman dilimlerine bölüyoruz. Her 25 dakikalık bölümlere 5 dakika mola ekleniyor. Toplamda 30 dakika 1 Pomodoro ediyor. 4 Pomodoro yapıldığında yarım saatlik bir molaya denk geliyor. Bu tekniğin ideali günde 6-12 pomodoro yapmak. Buda ortalama 3-6 saat arası bir çalışma zamanına denk getiriyor.

Peki bu tekniği uyguladığınızda dikkat etmeniz gerekenler;

  • Zamanla birlikte çalışın, zamana karşı değil
  • Kendinizi baskı altında hissetmeden yapın
  • Dışarıda dikkatinizi dağıtacak tüm gürültüleri etkisiz hale getirin
  • Daha iyi iş-yaşam dengesi kurun

Bir zaman kısıtı verilerek yalnızca işin yapılması, kişininde konsantrayonunu en üst noktaya çıkmasını sağlıyor ve zihnin tek bir konuya odaklanmasını sağlıyor. Buradaki belki en önemli nokta 25 dakikalık zamanlarda iş dışında bir şey düşünmemek ve 5 dakikalık molalarda iş düşünmemek olarak kendinizi buna kanalize etmeniz.

Çalışma sürelerini takip eden kısa mola dilimleri, kişinin yaptığı işten bunalmamasını sağlarken aynı anda tamamlanmış bir görevin ödülü olan molalarda daha keyif verici olduğunu gösteriyor.

Şimdi gelelim bu tekniği nasıl uygulayacağımıza.

  • Yapmak istediğimiz projeyi (uzun/kısa) anlatan bir Pomodoro envanteri hazırlanır (ek olarak sizlerle paylaşıyor olucam)
  • Projenin basamaklarını net bir şekilde yazarak öncelik sıralaması belirleyin.
  • Her gün çalışmaya başlamadan önce bu listeden öncelikli aktiviteleri seçerek veya devredilen işleri belirleyerek yapılacaklar listesine aktarın.
  • Yapılacak işin tamamlanma süresini Pomodoro cinsinden hesaplayın (1 Pomodoro =25+5)
  • Mola süreci boyunca çalışma hakkında hiç bir şey düşünülmemeli, farklı konulara konsantre olunmalı.
  • Günün sonunda planladığınız ve gerçekleşenleri Pomodoro cinsinden yazarak karşılaştırabilirsiniz. Böylelikle iyileşme alanlarını ve zamanınızı efektif kullanmaya daha pratik bir şekilde çözmüş olabiliriz.

Bu zor zamanlarda zamanı etkin kılmak için bir çok teknik okuyabilir bir kısmını uygulayabilirsiniz. Günün sonunda size uyan ve evde iken ofis çalışmalarınızı yaşam standartlarınızı bozmadan daha verimli yapacak çözümler ile renklendirebilirsiniz.

Soru ve önerileriniz için aşağıdaki mailden bana ulaşabilirsiniz.

 [email protected]

Evdeyken YouTube’a İçerik Üretmek

İçinde bulunduğumuz bu durumdan dolayı maalesef evlerimizden dışarı çık(a)mıyoruz. Adeta gelişmiş bir dünya simülasyonunun içindeymişiz gibi yaşıyoruz. Varlık içinde yokluk çekiyoruz. Birçok sektör tamamen durmuş durumda. Çalışma şekillerimiz tamamen uzaktan çalışmaya evrilmek zorunda kaldı. Yarın işsiz kalmayacağımızın kesinlikle bir garantisi yok. 

İçinde bulunduğumuz bu durumu lehimize çevirmenin en kolay yolu kaliteli içerik üretmekten geçiyor. Bir Beyaz Yakalı YouTube’da Neden İçerik Üretmeli yazımda neden sorusunun cevabını vermiştim. Bu yazımda ise oturduğumuz yerden YouTube’a nasıl içerik üretileceğimiz konusunda bilgiler aktaracağım.

Okumaya devam et “Evdeyken YouTube’a İçerik Üretmek”

Bir Beyaz Yakalı YouTube’da Neden İçerik Üretmeli

Günümüzün televizyonu tartışılmaz kesinlikle YouTube. Yazıların kral olduğu dönem, yerini çoktan videoya bıraktı. YouTube’un bu kadar hızlı tüketilmesinin asıl sebeplerinden bir tanesi ise akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla oldu. Bu yaygınlaşma o kadar hızlı gelişti ki 2019’daki mobil internet trafiğinin %37’sini tek başına YouTube oluşturdu. 2020’de ise internet trafiğinin sadece %80’ini videonun karşılayacağını savunan birçok görüş ve tahmin var. 

Bu yazımda tecrübelerime dayanarak YouTube’da neden içerik üretmelisiniz konusunda sizlere tavsiyelerde bulunacağım.

Okumaya devam et “Bir Beyaz Yakalı YouTube’da Neden İçerik Üretmeli”

5G ve Akıllı Fabrikalar – II

Bu başlıktaki ilk yazıda Akıllı Fabrika kavramına değinmiş ve sonra da 5G teknolojisinin bize neler vaat ettiğinden bahsetmiştim. Bu yazıda da 5G ile “Akıllı Fabrika”ların artık nasıl daha mümkün olduğunu anlatmak istiyorum. Tabi ki her şeyin başı veri. Biz de oradan başlayalım.

Karanlık Fabrikada Bir Işık: 5G

Ortalama ölçekteki bir fabrikada 1000 – 5000 arası sensör bulunuyor ve bu sensörler aracılığı ile sürekli veri toplanıyor. Bu verilerin önce saklanmak, sonra işlenmek, raporlamak ve depolanmak için sürekli network üzerinde hareket ettiğini düşünürsek mevcut veri taşıma hızının ne derece yeterli – belki de yetersiz –  olduğunu tahmin etmek çok zor olmasa gerek. Öyle ki, bugün pek çok üretim işletmesi, mevcut kısıtlar sebebiyle sahada üretilen verilerin bir kısmını hiç işlememeyi bir çözüm yolu olarak görüyor. 5G’nin getirdiği yüksek veri hızı sayesinde bu tip sorunların ortadan kalkacağını öngörmekse artık hiç zor değil.

Veri toplama ile ilgili günümüzdeki teknolojilerde yaşanan bir diğer önemli sorun ise makinelerin genellikle dış dünyadan izole şekilde, kendi network’ü içinde veri aktarımı yapabilmeleridir. 4G teknolojisinin kısıtları sebebiyle verilerin kablosuz bağlantılar ile değil ama veri hatları üzerinden taşınması gerekebilmektedir. Bu hem daha maliyetli bir altyapı gerektirmekte hem de üretimde kullanılan makinelerin yerlerinin belirlenmesine yönelik fiziksel kısıtlar doğurmaktadır.

Sahadaki verilerin tümünün kayıt altına alınabilmesinin sağladığı başka faydalar da var. Makinelerin, üretim hatlarının hatta tüm fabrikanın dijital ikizini yaratabilme imkânı gibi. Dijital ikiz kavramı, her ne kadar sık sık algılandığı gibi, sadece sahadaki verilerin zaman serisi şeklinde saklanmasından ibaret olmasa da yine de doğru ve geçerli veriler olmadan da bir dijital ikiz yaratmaktan bahsedemeyiz. Çünkü modellenen dijital ikiz sahadaki tüm veriler olmadan doğru şekilde simüle edilemez, üzerinde yapılan sanal değişikliklerin etkileri tam olarak belirlenemez. 

Akıllı fabrika kavramı çerçevesinde, insanın rolünün değiştiğinden de önceki yazıda kısaca bahsetmiştik. Dijital fabrikalarda, insan emeğinin doğrudan üretim süreçleri içinde asgari seviyede kullanılması esastır. İnsanın bu noktada asıl aktif rol oynadığı alan, süreçlerin izlenmesi, çıktıların analiz edilmesi ve süreçlerin iyileştirilmesine yönelik olarak gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır.

Akıllı fabrikadaki insana atanan bu yeni iş tanımının maddelerinden biri sahadaki her türlü verinin anlık olarak izlenmesi olacaktır. Bunun en sağlıklı şekilde yapılabilmesi içinse cevap süresinin yani network hatlarından kaynaklanan gecikmelerin minimum düzeyde olması önemlidir. Bu da tam olarak 5G teknolojisinin vaat ettiği bir özelliktir. Esasen 4G’deki 100 – 200 ms. aralığındaki gecikme çok makul görünebilir. Ancak bu noktada, sensörlerin ürettiği verilerin tek başına anlamlı olmayabileceğini ve çoklu / ilişkili veri kontrolü yapmanın önemli olduğunu vurgulamak gerek. İlişkili veriler arasındaki 100 ms.’lik bir zaman gecikmesinde veri değerlerinin değişebileceğini, örneğin, ortaya çıkan riskli bir durumunun gözden kaçırılabileceğini belirtmekte fayda var.

Yeni nesil fabrikalarda insanın görevlerinden bir diğeri de üretim süreçlerine ve çıktılarına ait verileri analiz edip yorumlamak, varsa riskleri ve sorunları tespit etmek ve iyileştirme önerileri üretebilmektir. Evet, aslında bu noktada, çok revaçta kavramlardan, yani sorunlara ilişkin kök-neden analizlerinden (root-cause analysis), kestirimci bakımdan (predictive maintenance), sapmaların tespitinden (anomali detection) bahsediyoruz. Bu çerçevede, tüm bunların gerçekleştirilebilmesi için büyük veri üzerinde çalışan oldukça karmaşık yapay öğrenme ve optimizasyon algoritmaları gibi algoritmaların modellenmesi ve çalıştırılması gerekiyor. Bu amaç için de yoğun olarak “cloud computing” kullanılıyor. Dolayısıyla özellikle büyük verinin buluta taşınması ve işlem sonuçlarının geri alınması yüksek hız gerektirebiliyor. Bunu da bize yine 5G sağlıyor.

Mevcut teknoloji yetenekleri ile beklenen verim elde edilemeyen uzaktan bakım (remote assist), uzaktan eğitim gibi fonksiyonlar da artık 5G’nin sağladığı düşük gecikme süreleri ile artık çok daha kolay.

Tüm makinelerin birbirine bağlı olması ve birbirleriyle konuşabilmesi, makine parkurunun izole bir networkten çıkıp herhangi bir uygulama ile konuşabilmesi sayesinde artık pek çok şey mümkün. Sipariş emirlerinin otomatik olarak hazırlanması ve tedarikçilere iletilmesi, operatörsüz forkliftler, arttırılmış gerçeklik uygulamaları, satılmış ürünlerin nasıl kullanıldığına dair verilerin sahadan toplanması gibi mevcut sayfa sınırı içinde anlatılamayacak kadar çok özellik 5G ile artık çok daha işlevsel.   Yine de tüm bunların yanında 5G’nin teknolojik yeteneklerinden ziyade zihinsel bir devrime yol açması ve iş yapış biçimlerini topyekûn değiştirecek olması bence işin en etkileyici boyutu. Örneğin, bu yazının konusu olamayacak kadar kapsamlı olan, “smart factory-as-a-service”, “equipment-as-a-service” gibi kavramları yakın zamanda çok daha sık duymaya başlayacağız şüphesiz.

5G ve Akıllı Fabrikalar – I

Charlie Chaplin’in Modern Zamanlar (1936) filminden bir kare

Aynı zamanda bir mühendis olan üretim yönetim uzmanı Frederick Winslow Taylor, biraz da Max Weber’in “Bürokrasi Modeli”nden yola çıkarak bir üretim işletmesinin yüksek verimlilikle çalışması için yapılması gerekenleri “Bilimsel Yönetimin İlkeleri” (1911) adlı çalışmasında şekillendirir. Henry Ford’un fabrikalarında pratiğe dökülen Taylor’ın teorileri üretimde kayda değer bir artış sağlar. Bahis konusu ilkeler 1930’lu yıllara gelindiğinde Fordizm adı ile tüm dünyaya yayılacaktır. Fordizm her ne kadar yüksek verimlilik sağlasa da gerek sendikalar gerekse aydınlar tarafından insanları homo economicus olarak ele aldığı ve makineleştirdiği için sert şekilde eleştirilir. (Charlie Chaplin’in Modern Zamanlar filmi bu anlamda tam bir Fordizm eleştrisidir.) Ne ironik ki, bundan yüz sene önce insanı makineleştiren endüstri dünyası, bugün makineleri insanlaştırmanın hayaliyle yanıp tutuşuyor.

Akıllı Fabrika Nedir, Neler İçerir?

Endüstri 4.0 ve IOT (burada belki de iIOT yani industrial IOT demek daha anlamlı olabilir) kavramlarıyla birlikte son yıllarda daha da sık duymaya başladık “akıllı fabrika” lafzını. “Dijital fabrika” ya da üretimin ışıkları bile yakmaya gerek kalmadan yani insan gücü kullanmadan yapılmasına istinaden “karanlık fabrika” (lights-out factory) olarak anılan “akıllı fabrika”dan ne anlamalıyız, önce kısaca ona bir bakalım.

Akıllı fabrikalar, en basit haliyle, otomasyon sistemleri ile donatılmış fabrikalar olarak tariflenebilir. Temel amaçsa üretimin ve üretime bağlı diğer süreçlerin mesai saati sınırları olmadan, mümkün olduğunca, otomatik olarak gerçekleştirilmesidir. Akıllı fabrikada üretimde insan gücü kullanımının asgari seviyeye indirilmesi, dolayısıyla insana bağlı hataların önüne geçilmesi ve sonuç olarak belirli bir kalite standardının sağlanması esastır. Nihai olarak, kıt kaynakların en etkin şekilde kullanılması, maliyetlerin düşürülmesi ve verimliliğin artması hedeflenir.

Yeni üretim yaklaşımında insan daha ziyade planlama, kontrol ve iyileştirme fonksiyonlarını üstlenir. Dolayısıyla akıllı fabrikalardaki en önemli olgulardan biri de izlenebilirliktir. Bunu mümkün kılansa makine parkının ürettiği tüm verilerin kayıt altına alınması ve bu verilerin işlenebilir ve raporlanabilir olmasıdır.

Esasen tüm bu anlatılanlar 5G’den önce de konuşuluyor ve kısmen gerçekleştirilebiliyordu. 5G ne getiriyor da daha önce yapılamayanlar yapılabilecek, biraz bunu anlatmak istiyorum iki bölüm halinde yayımlanacak bu yazıda. Ama bu aşamada, ilk önce 5G teknolojisinin neler vaat ettiğini çok kısaca özetlemek anlamlı olacak.

5G’nin Getirdikleri

Bu noktada, teknik detaylara girmeden, 5G’nin getirdiği ve akıllı fabrika kavramı çerçevesinde anlamlı olan yeniliklere çok hızlıca bir göz atalım.

Yüksek Hız: 5G öncelikle bize çok yüksek hız vaat ediyor. 4G’den, en azından teorik olarak, yaklaşık 1000 kat daha yüksek bir hızdan bahsediyoruz.

Düşük Cevap Süresi: 5G teknolojisinin en etkileyici özelliklerinden biri de mevcut 4G teknolojisinde 100-200 ms. olarak gerçekleşen cevap süresinin (latency) yaklaşık 1 ms. civarında olması. Bu neredeyse verilerin gerçek (real-time) zamanlı olarak takip edilebilmesi demek. Hem de dünyanın neresinde olursanız olun. 

Bağlanabilirlik: 5G teknolojisi bağlanılabilirlik anlamında da oldukça yetkin. Günümüzdeki baz istasyonlarından fiziksel olarak oldukça küçük olan 5G bağlantı noktaları mevcut bağlantı sayısından 22 kat daha fazla bağlantıyı destekleyebilecek. Bu da fabrikalarda tüm makine ve araçların birbiriyle çok daha verimli şekilde haberleşebilmesi demek.

Çift Yönlü İletişim: Full-duplex teknolojisi ile cihaz-baz istasyonu ve baz istasyonu-cihaz haberleşmesinin aynı frekansta ve eş zamanlı olarak gerçekleştirilebilmesi de 5G’nin getirdiği en önemli yeniliklerden biri.

5G ile akıllı fabrika kavramı çerçevesinde nelerin daha etkin halde yönetilebileceği ise bu kapsamdaki ikinci yazının konusu olsun.

Merkür retrosu bu hafta bitiyor!

”Astroloğunuz Zodyaktan önemli haberlerle karşınızda!

Bir süredir Terazi burcunda zayıf konumda olan Mars sonunda Akrep burcuna geçiyor!

Bu durumda hayatımızın tıkanan alanlarında alamadığımız aksiyonları an itibari ile daha realist bir şekilde ele alabilir, sonuç odaklı davranabiliriz.
Pek çok konuda daha tutkulu davranacağımız gibi açık ve net aksiyon almak yerine daha gizli; manipülatif ama sonuç odaklı hareket edeceğiz.

Hayatınızda bir süredir ertelediğiniz konular var ise harekete geçmek için doğru zaman.

Merkür retrosu bu hafta bitiyor!
Akrepte süre gelen Merkür retrosu bu defa size korkularınız ile yüzleşme fırsatı sunmuş olabilir. Artık kendimizi ve zayıflıklarımızı daha iyi tanıdığımıza göre Mars’tan da aldığımız destekle korkusuzca ilerleyebiliriz!

Venüs ile Jüpiter hafta boyunca yakın kontakta olacak! İlişkiler, seyahatler, yeni bilgiler öğrenmek ve felsefe alanında güzel girişimler yapmak için güzel zamanlarda olacağız!

Dikkatli olmamız gerekenler;
Yukarıda saymış olduğum güzel etkilerin yanı sıra özellikle dikkat etmemiz gereken bir şey var ise oda Mars ile Uranüs kontakları olacaktır! Bu yerleşim adeta beklenmeyeni bekleyin sloganıyla hareket eder.
İlişkiler olsun, finans olsun güzel etkiler olsa da Uranüs işin içine beklenmedik etkiler katabilir. Aşırı kıskançlık, kin vb. gibi duygulardan uzak kalmamızda bu süreçte yarar var.

Globalde uçak kazaları, havacılık, teknoloji vb. konuları içeren sıkıntılı durumlar oluşabilir. Aklımızda olsun!

Hadi bakalım!

Korkulan Merkür Retrosu Geldi Hanım!!!

Korkularınızı ne kadar tanıyorsunuz?
Peki onlarla yüzleşmeye hazır mısınız?

21 Kasım’a kadar sürecek olan Merkür retrosu en derin korkularınızı size tekrar hissettirebilir ve yüzleşmenize neden olabilir. Bu iş hayatınız, özel hayatınız olabileceği gibi aile ve maddi konularla da alakalı olabilir. Önemli olan kendi zayıflıklarımızı görüp kabullenmek ve mümkünse içsel dönüşümü gerçekleştirmek.

Sizi endişelendiren ne var? Başarısızlık mı, sınırlandırılmak mı? Yalnız kalmak mı?
Korkularınıza hükmettiğiniz zaman kaderinize de hükmedersiniz.

Peki hangi burçlar bu süreçten nasıl etkilenecek? Onu da birazdan anlatacağım.

#Koç ve yükselen Koç burçları en çok finansal anlamda etki altında olacaklar, beklenmedik harcamalar hesapta olmayan durumlar hatta ihtiyaç dahilinde para bulamama veya beklemekte oldukları tahsilatları yapamama gibi durumlar oluşabilir. Maddi konular ile ilgili değer yargılarını gözden geçirmek, bazı durumlarda operasyon ve buna bağlı hayatı konuları ele almak durumunda kalabilirsiniz. Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgi sizi düşündürebilir.

#Boga ve yükselen Boğalar en çok ilişkiler ve güven konusu hakkında tekrar eden korkuları ile yüzleşmek durumunda kalabilir. Öncelikli olarak kişisel sınırlarınızı belirlemeli ve bu çerçevede karşımızdaki insanlarla iletişim kurmayı denemelisiniz.

#ikizler ve yükselen İkizler özellikle iş ve çalışma hayatı konusunda bir takım korkulara ve başarısızlık hissiyatına kapılabilirler. İş konusunda strese girerek sağlıklarını riske atmamalılar. Eğer ihmal ettikleri sağlık kontrolleri var ise geç kalmadan, evham yapmadan bir doktor ziyaretinde bulunmalılar.

#Yengec ve yükselen Yengeçler özellikle çocukları için endişe edip üzüntü duyabilirler ayrıca aşk hayatlarında da geçmişe dönük bir takım izler gündeme gelebilir. Mevcut durumu duygusal bir kriz olarak algılamaktansa akılcı bir çözüm üretmek daha mantıklı olacaktır.

#Aslan ve yükselen Aslanlar ev ve yerleşim ile alakalı konuları tekrar gözden geçirmek isteyebilir ancak o kadar hesapsız konular ve tadilatlar çıkabilir ki bir anda her şeyden soğuyabilirler. Ayrıca bu süreçte aile büyükleri ve otorite ile karşı karşıya gelme durumu oluşacağından kendi hakimiyet alanlarını sorgulamaya gidebilirler.

#Basak ve yükselen Başaklar özellikle iletişim ve kendini ifade ile alakalı bir takım problemler yaşayabilir. Pek çok konu yanlış anlaşılabileceği gibi kendilerini yeterince ifade edememiş ve agresif bir halde bulabilirler. Bununla beraber anlaşmalar ve elektronik eşyalar konusunda ekstra dikkatli olmaları gereken bir süreçten geçiyorlar. 

#Terazi ve yükselen Teraziler maddi anlamda ve değer yargıları konusunda bir takım sıkıntılar yaşayabilirler. Parasız kalma korkusu veya kendini değersiz hissetme yanılgısı ile finansal anlamda riskli kararlar almamanızda fayda olduğunu hatırlatmak isterim.

#akrep ve yükselen Akrepler özellikle kişisel konularda kendilerine olan bakış açılarını gözden geçirmek durumunda kalabilirler ayrıca özgüven eksikliği gibi duygulara kapılabilirler. Sağlık açısından daha önceden ortaya çıkan kronik sorunlar tekrar edebilir.

#yay ve yükselen Yay burçları özellikle bilinçaltı bir takım korku ve yetersizlik duyguları ile yüzleşmek durumunda kalabilir. Bu nedenle kendi sınırlarını belirleyip buna göre davranmaları yerinde olur. Sağlıkla alakalı konularda ihmale kaçmamaları eski tahlillerin yenilemeleri gerekebilir.

#oglak ve yükselen Oğlaklar sosyal çevrelerinde kendilerini doğru ifade edememekten yana muzdarip olabilirler. Fikirlerini karşı tarafa aktarırken yanlış anlaşılmalar ortaya çıkabilir. Bununla beraber sosyal çevrenizden eski dostlarınızla bir araya gelmeniz olasıdır. Gönül ilişkilerinde beklenmedik şekilde sorunlu durumlar oluşabilir.

#kova ve yükselen Kovalar kariyerleri ve iş tercihleri konusunda beklenmedik kararlar almaya kalabilirler. Özellikle doğru tercih yapıp yapmadıklarını sorgulayacak durumlar oluştuğundan oturup içinde bulundukları durumu sağ duyu ile değerlendirmeli ve ani kararlar almaktan kaçınmalılar.

#balik ve yükselen Balıklar erteledikleri seyahatlerini tekrar gözden geçirebilirler bu seyahat aynı zamanda kişisel anlamda içe dönecekleri bir süreçte olabilir. Şayet akademi ve mahkeme gibi süreçler var ise gecikmeler, ertelemeler oluşabilir. Hayata bakışınız ve umutlarınız için kendinize yeni bir perspektif çizmenizde yarar var.

Astrologunuz Zodyak’tan bildirdi!