Empati, Sempati Yani Tolerans

Süper Kahramanlar artık bildiğimiz gibi değil!

80’lerde veya 90’larda çocuk olanlar için süper kahramanlar gerçek kurtarıcılar, karanlık yönleri pek olmayan veya hoş görülebilir olan, sempatik gösterilen zaafları olan, Demir Adam’ın şımarıklığı, Örümcek Adam’ın utangaçlığı gibi neredeyse mükemmel karakterlerdi. Düşmanları, yani kötü karakterler ise tepeden tırnağa kötülük dolu olarak tanımlanabilirdi, çünkü öyle gösterilirdi. Yan karakterlerin hikayelerini pek bilmezdik.

İyiler ve kötüler arasında çok net çizgiler vardı. Sonradan kötü karakterlerin de farklı yönlerini görmeye başladık veya iyi karakterlerin karanlık yönleri ile karşılaştık.

Todd Philps’in yönettiği, Joaquin Phoenix’in “Arthur Fleck” olarak, hayat verdiği Joker karakterinde bildiğimiz tüm Batman filmlerinden farklı bir Joker var karşımızda. Hatta filmin bir Batman seri filmi olduğuna bile inanmak zor. Bu anlamda değerlendirildiğinde filme bazı eleştirmenler tarafından düşük yıldızlar verilmiş olsa da büyük bir hayal kırıklığı olarak tanımlasalar da seyirci tarafından İMDB puanı 8.9 ile iyi yapımlar arasına girmeye aday görünüyor Joker.

“Ya iyi olarak ölürsün ya da kötüye dönüşecek kadar uzun yaşarsın”. 

Arthur Fleck, olmadık hatta uygunsuz zamanlarda tepkisel olarak gülme hastalığı olan bir palyaçodur. Hastalığı ve tuhaf olarak tanımlanabilecek davranışları nedeniyle toplum tarafından dışlanmış biri, hayat ve insanlar tarafından çok zorlandığında, şiddet ile kendini ifade edebilince uzun yıllar içinde bastırılan ruhsal sıkışıklık, içindeki potansiyel negatif bir şekilde ortaya çıkar. O, içindeki kalbi kırık çocuğun, defalarca hayal kırıklığına uğratılan iyi yanının öfkesi ile beslenen, çocuk ruhlu bir kötüdür. Joaquin Phoenix’in adeta bir dantel gibi ince ince işlediği karakter, mimikleriyle, danslarıyla insanın ruhuna, içimizdeki kalbi kırık çocuklara, “ötekilere” dokunuyor. Toplumun tüm kalabalıklığında ve karmaşasında, hak ettiği insani değeri görememişlerin, adeta görünmeyenlerin sesi oluyor Joker, Gotham şehrinde. Empati kurmamak mümkün değil karakterle. Kırılgan, hassas bir çocuğun kötüye dönüşümünü izliyoruz.

Hepimizin içinde zaman zaman hayal kırıklığına uğramış küçük çocuklar var, belki hayat üstüne koyuyor kırgınlıklar öfkeye, hırsa bazen de kişinin içindeki potansiyelle başarılara iyi hikayelere dönüşüyor ya da biri gelip içimizdeki küçük çocuğun elinden tutuyor, değer veriyor, acılar unutulmuyor ama yaralar farklı şekilde kabuk bağlıyor.

Tam da filmin üstüne 16. İstanbul Bienali Yedinci Kıta’ da ki işlerden “Empatiyi Yeniden Kurma Makinası “ geldi bağlantı kurmadan edemedim. Belki de tüm ihtiyacımız biraz anlaşılmaktı, kendimizi ifade bulmuş hissedebilmek, olduğumuz gibi kabul edilmek içimizdeki incinmiş çocukların iyileşmesi için yeterliydi. 

“Empatiyi Kurma Makinası” her canlının bedenine göre biçilmiş giysilerden oluşuyor, işler manifestosu ile anlam kazanıyor, sanatçı Eva Kotatkova tarafından türler arası karşılaşma olarak tanımlanan buluşma tüm canlıları çağırıyor ve katılım için tek bir ön koşul öne sürüyor. O da “Ötekinin farklılıklarına ve ihtiyaçlarına sonsuz hoşgörü “ ve katılımcılarına kendilerini iyi ve güvende hissetmeleri için toplumda asla bulamadığımız vaatler veriyor sanatçı kurguladığı dünyada.

…Hiç kimseye ayrımcılık yapılmayacak, kimse dışlanmayacak ve asla aşağılanmayacak…

…var olan tüm hiyerarşileri unutun…

…burada ne toplumsal cinsiyet ne de kökenle işimiz var, buraya gelirken tüm belgelerinizi yitirmenizi ya da onlardan kurtulmanızı istiyoruz…

Fark edilmek, değer görmek, varlığının hissedilmesi insanların ve tüm canlıların ihtiyacı, sadece güçlü olanın var olduğu bir dünyanın mümkün olamayacağı ve gerçek dengenin tüm varlıkların mükemmel uyumu ile sağlanabildiği bir dünya. Belki de kendini kabul etmekle başlıyor, kendini yargılamazsan diğerini de yargılayamıyorsun, herkes olması gerektiği gibi…

Diğerlerinin seninle ilgili fikrini umursamadan, kendini kabul ettiğinde görünür oluyorsun, başkaları ya da klişeler için yaşadığında ise görünmez… 

Sesini çıkaramayanlar için ses olduğunda ise kahraman oluyorsun, kötü bile olsan Joker gibi…

Daha fazla incelemek isterseniz…

Joker filmi için bakınız

https://www.imdb.com/title/tt7286456/?ref_=nv_sr_1?ref_=nv_sr_1

Joaquin Phoenix’ için bakınız

https://www.imdb.com/name/nm0001618/?ref_=tt_cl_t2

Yedinci Kıta için bakınız.

https://bienal.iksv.org/tr?gclid=EAIaIQobChMIusqp84ma5QIVi1QYCh1AEQ4TEAAYASAAEgIRffD_BwE

“Empatiyi Yeniden Kurma Makinası” için bakınız

https://bienal.iksv.org/tr/sanatcilar/eva-kot-tkov

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir