DİSKİYON DA NE ?

Diskiyon değil o diksiyon evladım. Yine bir anlam karmaşası yine dilde konuşmada bozukluklar sıkılmacalar bir bunalmacalar.  Hangi birinden başlamalı anlatmaya a dostlar. Toplumda maalesef şöyle bir algı var ‘düzgün konuşuyorum ya ben ‘ cıkkk öyle değil işte çoğu insan konuşurken bile dile getirmek istediğinin tam tersine kendini doğru ifade edememe, doğru ifade edemediği gibi bir de üzerine ısrarla aynı şekilde konuşmaya  devam etme bu yüzden de içten içe sıkılmalar, bunalmalar, konuşmada isteksizlik, jest ve mimiklerin yanlış kullanımı işte bunların hepsi ama hepsi yanlış düşünce ve yanlış ifade kullanımlarıdır. Diksiyon ne mi? Diksiyon:  seslerin, sözcüklerin, vurguların, anlam ve coşku duraklarının hakkını vererek söyleme biçimidir.

Aslında bu işin kökenine gitmek istersek şu açıkça ortada acaba ne kadar doğru düşüncelere sahibiz. Ya da ne kadar mutluyuz. Bir insan mutluysa beynin kelimeleri ne kadar doğru ifade edebildiğini biliyoruz. Mutlu değil miyiz o zaman önce beynimizi kötü düşüncelerden arındıracağız ki mutluluk sinyallerini hissedelim.  Şöyle diyeyim damarınıza iğne vurulduğunu düşünün aktarılan sıvının hemen tüm vücuda ve kana karışması işte tam da böyle önce kötü düşünceleri kafamızdan siliyoruz sonra gelsin mutluluk. Mutluluğun kana karışıp tüm vücuduma yayıldığını şimdiden hissediyor gibiyim. Hem Mevlâna ne demiş: ‘Güzel düşünen güzel görür, güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.’ Ne kadar da doğru söylememiş mi? Ben her zaman bu harika sözü hayatıma idame ettiriyorum.  Aslında hayat mottom tam da bu. Araştırmalara göre mutlu insanın mutsuz insanlara nazaran daha doğru karar verebildiği verdiği kararlardan pişmanlık duymadığı ve ağızdan çıkardığı kelimelerin ne kadar düzgün kullandığı açıkça ortada. Aslında ne kadar mutluysa bir insan o kadar düzgün telaffuz, kendisine özgüven, o kadar iyi jest ve mimikleridir. Ama ben bir eğitimci olarak bencilliği sevmem etrafımdaki herkesin hatta hiç tanımadığım insanlara bile kendimden bir şeyler katmak isterim. En önemlisi mutluluğu yaymak adına karşıdan gelen birine küçük bir tebessüm edip onun ona, onun ona, onun da ona mutluluğu, gülüşmeleri sıçratmak isterim. Bence sizlerde yapın kocaman gülümseyin, gülün kahkaha atın tamam tamam çok abartmayın ama gülün. Ve şunu deyin kendinize gülmek bana çok yakışıyor. Aslında mutluluk çok kolay herkes mutluluğu hiç açılmamış küçük bir pakette ya da market raflarında, kimisi kapalı kutularda ya da internetin başında, kimisi karşı cinsin cebinde ya da ilaçlarda, kimisi de yanlış insanlarda arıyor.  Şimdi sıkı durun size mutluluğun nerede olduğunu açıklıyorum hazır mısınız? Eveeetttt dediğinizii, hadiiiii hadiiii dediğinizi duyar gibiyim tamam tamam söylüyorum. Mutluluk sevdiklerinizin yanında bir telefon kadar uzağınızda sevdiklerinize kocaman sarılmanız da ya da bir bakıştadır. Mutluluk herkesin elinde olan bir pırlantadır. Önemli olan onu kullanmaktır merak etmeyin tek kullanımlık değildir o yüzden bol bol kullanın derim hatta sömürün sevdiklerinizden yayın etrafınıza ve her yerde doyasıya kullanın mutluluk paylaştıkça güzel hatta muhteşem bir şeydir. Demek ki neymiş kişi mutluysa eğer beynini rahat bırakıp fonksiyonlarını rahatça yerine getirebilmesi adına mutlu oluyor. Aynı zaman da ne kadar rahat isek o kadar doğru kelime kullanımı ve ifade ediş şekli, jest ve mimiklerin yerinde kullanımı bizlere harika bir diksiyonun habercisi durumunda olacaktır. Diksiyonunuz ne kadar düzgün ise ne kadar doğru ve iyi kullanıyorsanız o kadar iyi bir Ahmet, Okan, Ece ve Gizemsinizdir açıkçası o kadar sizsiniz demektir. Diksiyonu yerinde kullanımınız siz konuştuğunuz da insanların size ne kadar da hayran kaldığını hissediyor olacaksınız. Bu nasıl bir şey biliyor musunuz? Dişlerinizin düzgün ve temiz görünmesi gibi. Peki gel gelelim o mühim soruya!

Diksiyonum bozuk nasıl düzeltebilirim. En basit yöntemi ile ağzınıza dişlerinizin arasına bir kalem alıp ya da herhangi kalem uzunluğunda bir çubuk da işinizi görür okuduğunuz ya da okumakta olduğunuz bir kitabı ya da gazeteyi veyahut dergiyi sesli bir şekilde okumaya başlayın her bir harfi tane tane ve sesli bir şekilde hatta bağıra bağıra okuyun. Aman deyim sakın bunu bir metro istasyonunda ya da sokakta bir bankta, parkta uygulamayın yanlış anlaşılabilirsiniz. Siz en iyisi evde sakin sessiz bir oda da bu dediklerimi uygulayın oda işinizi görür. Diksiyon karakterin dışa yansımasıdır. Görünümümüze bürünmüş bir elbisedir. Dışarı çıktığımızda o kadar çok insanlarla karşılaşıyoruz ki kelimeler konuşmalar iç içe girmiş lalala lololo hahaha hihihih misali ne demek istediğimi sizler anladınız.  Ağzınızdan çıkan her kelimenin sorumlusu sizsiniz, biziz, hepimiziz.  Kelimelere ve konuşmalara dikkat edilmeli, jest ve mimiklerimizi doğru ve yerinde kullanmalıyız. Siz siz olun kendiniz olun güzel düşünün ve güzel görün ve her şeyden en önemlisi mutlu olun sizi üzecek mutluluğunuzu elinizden alacak her şeyden uzak durun. Bir sonraki yazıya kadar sevgiyle kalın ve tabikî mutlu ve düzgün diskiyonla  ayyy ayyy  tamam tamam pardon diksiyonla kalın. Hoşça kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir