Aşkın Matematiği

Aşkın Matematiği
Bir türlü gelmeyen bahardan umudumuzu kestik artık yazı gözler olduk. Haliyle bahar gelmeyince de o tatlı aşk kıpırtıcıklarından da mahrum olduk bu sene. Peki ya sadece bahar gelmediğinden değil de normalde de aşkı bulamayanlar ne durumda. İşte size bu yazıda şahane bir kitap önerisinde bulunacağım.

Aşkın Matematiği – Hannah Fry
Bir sevgili bulmak zorken birde bulunan sevgiliyle evliliğe kadar gidebilecek bir ilişki kurmak bence bu dönemin en zor işi. Bu konuya eğilen sevgili matematikçiler bu işin nasıl olacağı ile alakalı bize bir yol haritası çıkarmışlar.
Hannah Fry, UCL Center’da gelişmiş uzay analizleri bölümünde çalışan bir matematikçi. 2014 yılın da yaptığı TED konuşmasında yazmış olduğu “Aşkın Matematiği” kitabında bulduğu teoriyi anlatmıştı. Teorisinde, pozitif <-> negatif çiftlerin birbirlerine nasıl davrandığını gözlemleyerek, kişilerin davranışlarına göre bir ilişkinin uzun sürüp süremeyeceğini tahmin etmenin yollarından bahsetmişti.

Hannah Fry, psikoloji bilimi adına önemli araştırmalar yapan John Gottman ve ekibinin çalışmalarından referans almıştır. John Gottman ve ekibi, uzun yıllar boyunca yüzlerce çift üzerinde araştırma yapmış ve çiftlerin mimiklerini, kalp atışlarını, kan basınçlarını, deri iletkenliklerini ve partnerleriyle olan konuşmalarında kullandıkları kelimelerin kaydını tutmuş.

Araştırmalarının sonucunda, düşük ayrılık riskine sahip çiftler birbirleriyle daha pozitif etkileşime girerken, yüksek riske sahip çiftler daha çok negatif etkileşime yatkın olduğu ortaya çıkmıştır.
Fry çalışmayı şu şekilde belirtiyor: “Her iki tarafın da mutlu olarak nitelendirdiği ilişkide alınganlık ya da önyargılar daha düşük. Mesela bir kadın, kocasının eve geldiğinde suratsız oluşunu işte geçirmiş olduğu kötü bir güne ya da iyi alınmamış bir uykuya bağlayabiliyor. Negatif ilişkide ise bu durum tam tersi. Kötü davranış bir norm olarak kabul ediliyor. Mesela, bir adam eşinin suratsızlığını kadının ‘bencilliğinden’ kaynaklı ‘tipik’ davranışı olarak görüyor.”

Kitapta ilişki kurmanın tüm taktikleri matematiksel olarak açıklanmış. Reddedilme korkusu olanlar içinde temeli matematiksel denklemlere dayalı bir chat uygulama önerisi de var. Uygulama bir grup matematikçinin bir araya gelerek yaptıkları bir çalışma. Size ilk girişte 15 soruluk bir anket doldurmanızı istiyor. Bu yanıtlara uygun en yakın kişiler ile sizi eşleştiriyor. Bulunduğunuz konum ve uyum dereceleri de size sunulacak kişilerin çeşitliliğini arttırıyor/azaltıyor. Seçtiğiniz kişilere göre alt tabanda bir yapay zeka programı size eleme kriterlerinizi algılıyor ve yeni sunulan seçimlerde daha beğeneceğiniz kişileri önünüze getiriyor.

Bu konuya matematiksel yaklaşmak aşkın duygusallığını azaltacağını düşündürebilir ama denemekte fayda var. Belki de matematik bizi gerçek ruh eşimiz ile buluşturmaya çok yakındır.
Son olarak Hannah Fry’ın şu cümlesi ile yazımızı sonlandıralım.
“Sizi farklı kılan şeylerin üzerinde durmalısınız, bazı insanların bunu çekici bulmayacağını düşünseniz bile. Çünkü sizi beğenen insanlar her hâlükârda beğenecek ve beğenmeyen önemsiz insanlar, yani onlar sadece sizin yararınıza olacak.”

Bir sonraki yazıya kadar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir