Sen Görmeden Bitmesin – Pilevneli Mecidiyeköy

Mecidiyeköy Likör Fabrikası’ nın yerinde açılan Pilevneli Mecidiyeköy, 4 bin metrekarelik alanda 10 sanatçının eserlerine ev sahipliği yapıyor. “Fabrika’ da: 10 Sanatçı/10 Bireysel Pratik” isimli sergide heykelden fotoğrafa, video gösterimine kadar pek çok çalışma var.
Sergi, uluslararası ve yerel sanatçıların çalışmalarından oluşan bir karma sergi olmasına rağmen her bir sanatçı için ayrılan alan, eser sayısı, eserlerin seçkisi ve sunumuyla aslında her bir sanatçının kişisel sergisi niteliğinde.

Sergide Refik Anadol, Hans Op de Beeck, Daniel Firman, Arik Levy, Tony Matelli, Ida Tursic & Wilfried Mille, Youssef Nabil, Şener Özmen, Jean Pigozzi ve Erdoğan Zümrütoğlu’ nun çalışmaları yer alıyor.

27 Ocak’ a kadar sürecek etkinliği gelin birlikte inceleyelim.

Hans Op de Beeck “Timo, Brian ve Kiraz Ağacı” başlıklı sunumunda heykellere yer veriyor. Belçikalı sanatçının “Brian” adlı elinde kristal küre tutan oğlan çocuğu heykeli, ekibimiz tarafından çok beğenildi. Çalışmanın gribi bir fonda olup ağacın baharda açılan formu halinde bulunması aslında her grilikte yenilik vardır algısı oluşturuyor.

Fransız sanatçı Daniel Firman’ ın devasa boyuttaki heykelleri zaman, ağırlık, hareket ve yer çekimi gibi kavramları anlatmaya çalışıyor.

Erdoğan Zümrütoğlu’ nun, “Hiçbiryer” adlı sunumu, sanatçının son dönem üretimi olan tuvallerinden oluşuyor. Devasal tablolar, ortamın beyaz fonu ile birleşiyor ve kendinizi bu muhteşem eserlere teslim ediyorsunuz.

Mısırlı sanatçı Youssef Nabil’ in sunumunda ise elle renklendirilmiş bir fotoğraf ve “I Saved My Belly Dancer’ adlı 12 dakikalık bir video yer alıyor. Hayal ile gerçeklik arasında gidip gelen çalışma içeriği bakımından dikkat çeken bir diğer eser.

Şener Özmen’ in “Mesafe” adlı son sunumu, sanatçının video işlerinin seçkisinden oluşuyor. İşlerinde ironik bir dil kullanarak provokatif ve eleştirel bir yaklaşımla toplumsal gerçekleri sorguluyor.

İş adamı, hayırsever, koleksiyoner ve fotoğraf sanatçısı Jean Pigozzi’ nin “Pool Party” ve “ME + CO” adını verdiği sunumu, sanatçının aynı adlı serilerden seçilmiş fotoğraflarından oluşuyor. Sanırız en çok beğendiğimiz ikinci çalışmalardan biri, insanı birden yaz mevsimine götürüyor.

Fransız sanatçı ikilisi Ida Tursic & Wilfried Mille’ nin, Francis Picabia’ nın bir çiziminden esinlenerek ortaya çıkardığı “Teşhir” günümüz medyasında birçok kez karşımıza çıkan imaj yoğunluğuna dikkat çekiyor.

Tony Matelli’ nin son dönem işlerinden biri olan sunumu “Lapses” adını taşıyor. Sanatçının sunumunda yer alan ayna eserleri ve hiperrealist bronz heykelleri bu illüzyonu yansıtıyor. Antik dönemden kalmış gibi duran bir heykelin üzerinde muzlar ve bir büstün kafasındaki sandviç gibi absürt detaylar dikkat çekiyor. Bu da tarihi eserlerin toplum açısından değerini ortaya çıkarmış bir çalışma olarak ortaya çıkıyor. Serginin açıldığı gün eserleri hakkında kısa bir söyleşi yapan Matelli yaptığı eserlerinin derinliğini orada olanlara hissettirebilmişti.

Refik Anadol’ un “Boğaziçi” isimli dijital çalışması da sergide yer alıyor. Daha önce de “Eriyen hatıralar” çalışması ile bildiğimiz Anadol bu kez bize Boğaziçi’ nin güzelliğini sanat ortamında izletiyor.

Sen görmeden bitmesini istemediğimiz bu sergi 27 Ocak 2019 yılına kadar açık.

Bir sonraki yazıya kadar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir