SEVGİ VARSA ENGEL YOK

SEVGİ VARSA ENGEL YOK

Sevgi nedir diye sorsam?

Eminim herkes kendine göre bir yorum yapar. Bana göre sevgi, öğrencilerimi her gördüğümde yaşadığım o tarifsiz ve sıcacık duygu, bana göre sevgi ders zamanında onlara aktardığım bilgi, bana göre sevgi ellerini her tuttuğumda yüzlerindeki kocaman gülümsemeleri her sarılışlarında sevginin anlamını onlarda bir kez daha görmemdir. Sevginin bendeki yeri ve anlamı hiç bu kadar güzel olmamıştı. Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü bu anlamlı günde bu özel ve güzel mesleği icra ederken sizlere her gün yaşadığım mutluluğu ve sevgiyi anlatmam mümkün değil, aslında yukarıda da bahsettiğim gibi benim en büyük yaşadığım sevgi öğrencilerimle geçirdiğim zaman dilimidir. Geçen gün bir yerde okuduğum yazıda şöyle diyordu, “Sınıfta görme engelli bir arkadaşımızın doğum gününü kutluyoruz. Kendisine yaptığımız sürprize çok sevindi ve bizlere “Ben sizleri görmüyorum ama kalbimle hissediyorum biliyor musunuz?” demişti. Bunu duymak hem aşırı mutluluk hem de büyük bir hüzündü.”

Görme engelli birisine sevgi nedir diye sorsanız, yukarıda da bahsettiğim gibi “görmüyorum belki ama hissediyorum” der fakat işitme engelli birisine “sevgi nedir?”  diye sorabilir misiniz? İşaret dili ile size cevap verebilir ama sizlere kocaman sarıldığında gözlerinizin içine tebessümle baktığında asıl sorunun tam cevabını bulabilirsiniz. İster görme ister işitme isterse de fiziksel engeli olsun bu bireylerin sevgilerini göstermek için birer engel değildir. Önemli olan onları toplum içinde kabul etmemiz, aramıza almamız ve onlara bizim kadar bu dünyada mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmelerine yardımcı olmamız gerekmektedir.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü adına sizlere, ülkemizde ve dünyada engelli bireylerin başarı hikayelerini anlatmak isterim.

1992 yılında Birleşmiş Milletlerin aldığı karar ile 3 Aralık “Uluslararası Engelliler Günü “ olarak ilan edildi. Bu kararın ardından Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerde 3 Aralık gününü engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması amacıyla tanınmasını istedi o tarihten itibaren 3 Aralık “Engelliler Günü” olarak anılmaktadır. Engelli olmak asla engel değildir. Ülkemizde ve dünyada engelli olmanın başarıya engel olmadığını gösteren, hatta dünya derecelerine girip başarıya imza atan sanatçı ve sporcu örnekleri çok fazladır. Tüm bu örnek ve başarılar hem diğer engelli bireylerin hem de engelli olmayan bireylerin cesaretlenmesi ve hayata bakış açılarının değişmesinde büyük bir motivasyon kaynağıdır.

Yapmamız gereken bu durumu engel olarak görmeyip dünyayı engelli kardeşlerimiz için kolay yaşanabilir bir hale getirmeye çalışmak, günlük hayatta karşılaştıkları zorlukları en aza indirmek, özgüvenlerini kırmamak, içlerindeki yaşama sevincini sürekli diri tutmak, yetenek ve becerilerini ortaya çıkarıp sergilemelerini sağlamaktır. Bir gün aynı engellerin bizim de başımıza gelebileceğini unutmamalıyız. İlk yazımda da sizlere belirttiğim gibi hepimiz birer engelli adayıyız. Ya kaderden ya insandan …

 

 

Engele Takılma

Engele takılıp engelliye acıma

    Engelliye bakıp şükretme bahtına

  Ne engelsiz var engelliden beter

Sen engelliye engel olma yeter

 

 

HELAL OLSUN SANA !!!

14 yaşındaki Sümeyye Boyacı Yüzmede Dünya Şampiyonu Oldu!!

 

Birçok engelli bireyin başarısını tüm dünya genelinde görmemiz mümkün. Ülkemizde de bu başarıyı sağlayan bireylerin hikayellerinden bahsetmek gerekirse, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü sporcusu 14 yaşındaki Sümeyye Boyacı Brezilya’da düzenlenen “Open Water Swimming World Championships” yüzme şampiyonasında dünya şampiyonu oldu. Balıkların da kollarının olmadığını fark ederek yüzme sporuna başlayan Sümeyye, bizlere engelli olmanın aslında bir engel olmadığının en güzel örneği oldu.

 

Geçen Aralık ayında Meksika da düzenlenen Paralimpik Dünya Şampiyonun da dördüncü olan Sümeyye Boyacı, 26-28 Nisan tarihleri arasında Brezilya’nın Sao Paulo kentinde yapılan açık su yüzme şampiyonasında sırt üstü yarışlarda 45,92 lik derecesiyle dünya şampiyonu oldu.

 

 

 

50 metre kelebek stilinde üçüncülüğü elde ederek bronz madalya kazanan Sümeyye büyük bir başarıya imza atarak ülkemizi başarıyla temsil etti. Ayrıca Sümeyye’ nin tek yeteneği yüzmek değil. Doğuştan iki kolu olmamasına rağmen ayaklarını kullanarak resim yapan Sümeyye, ebru sanatıyla da yakından ilgileniyor.

 

 

Sümeyye ülkemizde diğer engelli arkadaşlarımız gibi engelin asla engel olmadığının en güzel kanıtı. Daha nice Sümeyyeler nice nice erkek ve bayan sporcu ve sanatçı arkadaşlarımız, kardeşlerimiz var burada anlatamadığım, büyük mücadele edilen hayat öyküleri ve başarıları ile bizlere örnek olacak kişileri canı gönülden tebrik ediyor ve başarılarının daim olmasını diliyorum.

Sizlere şimdide dünyadan bir güzel başarı hikayesi daha anlatmak isterim;

 

ŞEHRİN GÖZDESİ DOWM SENDROMLU RUSSELL MC DONALDS‘ DA 30. YILINI KUTLUYOR

 

 

 

 

Dowm sendromlu bir Mc Donalds çalışanı 30 yıldır yaşadığı şehirdeki müşterilerin memnuniyet kaynağı. 48 yaşındaki Russell O Grady üniformasını ilk defa 18 yaşındayken giydi. Şimdilerde ise aradan geçen 30 yıldan sonra Sydney’in batısındaki Northmead McDonalds’ ın yerel kahramanı Russell’ ın görevleri arasında tepsileri temizlemek, restoranı süpürmek ve onun en sevdiği iş olan müşterileri karşılamak var.

 

 

Russell’ ın babası Geoff O Grady oğlunun Mcdonalds’da çalışmaya başladığından beri  çok tanınan biri haline geldiğini ve sokaktan geçerken onunla sohbet edip elini sıkmak istediklerinden bahsediyordu. Oğlunun böylesine sevilmesinden ve takdir edilmesinden dolayı onur duyduğunu söyleyen baba, toplumun onu bu şekilde benimseyeceğini hiç düşünmediğini anlatıyor. Oğlunun kariyerinin hayata farklı bir bakış açısı kazandırdığını söyleyen baba Northmead, Mcdonalds Russell’ e kucak açtığı ve onun hayatını eğlenceli bir hale getirdiği için çok memnun.

İnsanlar ona böyle sıcak davranmasaydı Russell hala orada böyle çalışıyor olmazdı diyor. Diğer çalışanlar da Russell’ ın aralarında olmasının verdiği memnuniyeti aktarıyor. Russell engellerle yaşayan yüzlerce insandan sadece biri ancak Avustralya’ da hükümetin girişimleri sonucu oluşturulan JobSupport kurumu aracılığıyla işe alındı ve olması gerektiği şekliyle topluma entegrasyonu sağlandı. Russell’ın hayatında fark edilebilir ölçüde değişikliklere sebep olan bu girişim bizim ülkemizde de güzel başlangıçlara vesile olur.

 

Bugün sağlıklı bir yaşam sürmemiz yarın da bu şekilde geçireceğimiz manasına gelmez. Engel yoktur engelleyen vardır. Lütfen engelli insanların yaşamlarını zorlaştırmayalım onlara  özel  hizmetleri işgal etmeyelim .

Zihinsel ve fiziksel farklılıkların hayata dair bir engel oluşturmadığı bir dünya dileğiyle 3 Aralık Engelliler Gününü kutluyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir