Neden Okumuyoruz?

Tianjin Binhai Kütüphanesi _ Çin -2017

Tianjin Binhai Kütüphanesi -Çin -2017

 

Ben de okumak istiyorum ama zamanım olmuyor, kitap fiyatları çok yüksek, ne zaman kitap okumaya çalışsam uykum ağır basıyor…

Türkiye’ de düzenli kitap okuma alışkanlığına sahip nadir insanlardansanız yukarıdaki cümlelerin size de çok tanıdık geldiğine eminim.

Türk insanının okuma isteği olduğu ama zaman, bütçe, enerji gibi nedenlerden bu isteklerini gerçekleştiremediklerine ilişkin sözlerinin, yapılan son uluslararası kitap okuma alışkanlıkları araştırmalarına bir göz attığımızda, gerçeği yansıtıp yansıtmadığını görebiliriz.

Örneğin; ‘’Türkiye’de televizyon izleme oranı %95, izlemeye ayırdıkları zaman günde ortalama 5, internete girmeye ayırdıkları zamansa ortalama 3 saat.’’ Bu ilk istatistik aslında zamanla ilgili bir problemi değil olan zamanımızda neye öncelik verdiğimizle ilgili problemi göstermektedir.

‘’Türk insanının ihtiyaç listesinde kitap 235. sırada ve UNESCO tarafından yapılan kitap okuma alışkanlığında dünya ülkeleri arasında (192) 86. sırada yer almaktadır.’’  Kitapların hem ihtiyaç  listemizdeki yeri hem de alım gücünün Türkiye’ den daha az olan birçok ülkenin önümüzde yer alması aslında kitaplara pek ilgi duymadığımız gerçeğini vurgulamaktadır.

Çocuklarımızın ileri yaşlarda iş ve sosyal alanlarında en fazla ihtiyaç duyacağı yazılı iletişimin ana unsuru olan okuduklarını anlama ve yorumlama kısmıyla alakalı bir istatistikteyse ‘’Türkiye yapılan testlerde çocukların okuduklarını değerlendirme ve yorumlama kısmında 35 ülke arasında 28. sırada yer almaktadır’’  bulunmaktadır. Son olarak 71 milyon nüfusa sahip olan Türkiye’ de kitap okuma oranı %0.01.

Diğer sayısal istatistiklere gerek duymadan da aslında kitap okuma alışkanlığımızdaki sorunların hiç de sığındığımız zaman, enerji, bütçe bahanelerinde olmadığı belli olmaktadır. Peki bu istatistiklerde sonuçların bu kadar kötü çıkmasının sebepleri neler olarak gösterilmeli?

Bu sebepleri, bana göre okul öncesi ebeveyn ve okul dönemlerinde öğretmenlerin yönlendirmeleriyle alakalı 2 temel neden üzerinde araştırmamız gerekmektedir.

Okul öncesi dönem: Çocuklar bilgi ve becerilerini kazanmak için doğaları gereği meraklı varlıklardır. İlk baş vurdukları yöntem gözlem yapmaktır. Bu gözlem aşamasında ebeveynlerin, kendi eylemleri ve çocuğun yapmış olduğu eylemlere gösterdikleri tepkiler olmak üzere 2 temel etkisi vardır. Çocuklar gözlem çağına geldiklerinde ilk olarak çevrelerinde olan ebeveynlerinin hareketlerini izleyerek neler yapmaya zaman ayırıp nelerden keyif aldıklarını gözlemleyerek bunları taklit etme eğilimi göstermektedir. Daha sonraki aşamadaysa neler yaptığında takdir edilip neler yaptığında tepki aldığını gözlemleyerek anlamaya çalışır. Bu bilgiler çerçevesinde kendimizin yapıp örnek olduğumuz eylemlerle, çocuğumuzun ilgi ve merak duyarak etrafı araştırırken dağıtmasına verdiğimiz tepkilerle, televizyon başında veya elinde telefonla sessiz sakin duruyor diye verdiğimiz tepkilerle aslında çocukları daha erken dönem sosyal öğrenme aşamasında %95’ lik kısma meyilli hala getiriyoruz.

Okul dönemi: Bu dönem, öğretmen yönlendirmeleriyse genellikle çocuklar için kitap okuma aktivitelerinin sıkıcı algılamasına ve sadece zorunlu oldukları takdirde yapmasına neden olmaktadır. Çünkü genel olarak öğretmenlerce her bir çocuğun duygu ve ilgi alanlarının farklı olduğu gerçeğiyle uğraşılmayıp, göz ardı edilmektedir. Kitap okuma aktivitelerinde çocuklara ilgi duydukları bir konuda kitap seçme şansı vermeyip tek kitapta zorunlu kılmakla sınıfta bulunan çoğu çocuğun aktiviteden sıkılmasına ve boş zamanlarında bu aktivitelerden uzak durmasına yol açmaktadır.

Bu kısa görüşlerim ışığında bence, ebeveyn olarak çocuklarımızın bizi gözlemleyip taklit etme eğiliminde olduğunun farkında olup buna göre eylem ve tepkilerimizi düzenlersek, öğretmenler olarak da her çocuğa tek bir tür kitabı zorunlu kılmak yerine kendi ilgi ve merak duyacakları kitaplarla buluşturmaya özen gösterirsek kaç oranında olacağını bilmesem de %0.01’den daha fazla düzenli kitap okuma alışkanlığı oranı yakalayacağımızı düşünmekteyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir