Domuz Gribinin Şifresi

Herkese merhaba. Ülkemizde her grip döneminde adını sıkça duyduğumuz ve korktuğumuz domuz gribi konusunda yazmak istedim bu hafta. Sizler için de buraya en anlaşılır biçimde aktarmaya gayret ettim. Umarım faydalı olabilirim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.

Aslında bildiğimiz gribin tıbbi literatürde yer alan tanımı şudur; influenza A, B ve C virüslerinin neden olduğu viral bir enfeksiyondur. İnsanda yaygın hastalığa yol açan influenza A virüsüdür. Yani en bilindik olanıdır. Grip, influenza veya enfluenza, viral bir hastalıktır. Grip türleri sağlıklı bireylerde ortalama bir haftada geçmesine rağmen; vücut direncini düşüren kronik hastalığı olan kişilerde (şeker, kalp-akciğer hastalıkları, kronik böbrek yetmezliği, AIDS vb.) yaşlılarda ve çocuklarda tedavi daha uzun sürebilir. Hastalık seyri uzayıp ağırlaşabilir.

Peki nedir bu Domuz Gribi denen korkulu rüyamız?

Domuz gribi, İnfluenza A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan viral bir hastalıktır. Hastalık, ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüştür. Daha sonra dünyanın hemen hemen her yerine yayılmıştır. Eğer dünya üzerindeki salgın haritasının güncel hali nedir derseniz hemen konu hakkında bir harita ve ilgili siteyi sizler için buraya bırakayım.

https://flunewseurope.org/ adresinden online olarak istediğiniz ülkenin influenza haritasına bakabilmeniz mümkündür. Dünya üzerinde grip salgın durumunun haritalandırılmış halidir. Türkiye bu haritada salgın düzeyi olarak medium düzeyde görülmektedir. Haritamız bizi renk tonları ile gayet anlaşılır olarak bilgilendiriyor.

 

 

EPİDEMİYOLOJİ*

Grip etkeni olan influenza virüslerinin Orthomyxoviridae ailesine ait olduklarını; nükleoprotein ve matriks proteinlerindeki antijenik farklılıklara göre bu virüslerin A, B ve C olarak tanımlanan üç tipi bulunmaktadır.

İnfluenza virüs genomunun kodlandığı proteine ait görseli aşağıda bulabilirsiniz.

 

 

En sık pandemiye neden olan influenza A suşları, yüzeylerinde yer alan hemaglutinin (H) ve nöraminidaz (N) glikoproteinlerinin antijenik yapılarına bakılarak alt tiplere ayrılmaktadır; buna göre günümüzde 16 H (H1-H16) ve 9 N (N1-N9) tipindeki influenza A suşlarının varlığı tanımlanmıştır. Bugün için insanlarda özellikle H1, H2, H3 (ender olarak H5 ve H9) ile N1 ve N2 tiplerinin kombinasyonları görülmektedir.

İnsanlarda en kolay yayılım göstereni H3N2 virüsüdür. Fakat bu durum sizi korkutmasın. Çünkü semptomları hafiftir ve kolay atlatılabilir.

Asıl korkmamız gereken versiyonu domuzlardan insanlara bulaşarak evrimleşmiş H3N2v virüsüdür. H3N2v nadiren insanda görülen H3N2’nin varyant tipidir, daha dirençli ve ölümcül sonuçlara neden olabilmektedir. Bu virüs 2009 senesinde ilk olarak domuzlarda görüldü, 2011 senesinde ise maalesef ki insanlarda tespiti yapılmış. 2011 senesinde ABD de 12 insan H3N2v enfeksiyonuna yakalandı. Ardından H3N2v virüsü Hindistan da görüldü. Ve tüm dünyaya yayılım gösterdi.

 

KLİNİK BELİRTİ VE BULGULAR

Grip, 2-3 günlük bir kuluçka döneminden sonra aniden başlar. Yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, iştahsızlık sıklıkla saptanan semptomlardır. Mevsimsel griplerle aynı seyirde ilerlerken tek ayırıcı noktamız yüksek ateştir. Size en büyük pucuyu ateş verecektir unutmayınız! Bizler soğuk algınlığı ile gribi çok sık birbirine karıştırabiliriz. İki hastalık da viral bir infeksiyon olmakla birlikte, farklı hastalıklardır ve farklı virüslerle oluşmaktadır.

 

Peki aslında aralarındaki farklar nelerdir?

 

 Belirtiler   Grip Soğuk algınlığı
Ateş    3-4 gün süren yüksek ateş Nadir, hafif
Baş ağrısı   Bazen şiddetli Nadir
Kas ağrısı  Genellikle şiddetli Hafif
Halsizlik   2-3 hafta sürebilir Hafif
Burun akıntısı  Bazen Sık
Boğaz ağrısı  Bazen Sık
Hayati tehlike Var Yok
Aşı ile korunma  Var Yok

 

Kullanılacak ilaç etken maddelerinden de biraz bahsedelim.

Amantadin ve Rimantadin influenza A’nın tedavisi ve proflaksisinde uzun yıllardır kullanılan antiviral ilaçlardır. Zanamivir ve oseltamivir son yıllarda kullanıma sunulmuş influenza A ve B’ye karşı etkili ilaçlardır. 36-48 saat içinde başlandığında semptom süresini kısalttıkları ve komplikasyonları azalttıkları saptanmıştır.

 

TESPİT AŞAMASI

Grip virüslerinin aynı insanlar gibi aileleri ve sülaleleri vardır. Domuz Gribi virüsü “İnfluenza A” dediğimiz virüs ailesine aittir. Şöyle anlatayım; Domuz Gribi virüsünün kimliğine baktığınızda adı hanesinde: Domuz Gribi yazar, soyadı kısmında ise : “İnfluenza A” yazar. Şu anda neredeyse her laboratuvarlarda yapılabilen bir testle virüsün adını göremeyiz ama soyadını görebilir, soyadından yola çıkarak Domuz Gribi teşhisini koyabiliriz. Özel steril torbaların içindeki ucu pamuklu burun çubukları dört santim kadar burun içine itilerek burun salgısı alınıp özel bir solüsyon içine çözülüyor ve antijen (virüsün kendisi) aranıyor. Sonuç yarım saat içinde belli oluyor. Domuz gribi sürecinde bilmeniz gereken çok önemli noktalar var;

  • En önemli nokta özellikle Asprin, Novalginealınmamasıdır!
  • Domuz Gribi sağlıklı çocuklar için önemli bir tehdit oluşturmuyor. Eğer çocuğunuzda grip bulguları ile birlikte yüksek ateş varsa iki gün sabredin. Bu arada paniklemeyin, ateş 39 dereceyi geçmedikçe ateş düşürücü vermeyin. Novalgine, Aspirin ve Bebek Aspirini sakın vermeyin. (Vermek zorunda kalırsanız ibuprofen grubunu tercih etmelisiniz.)  Ateş üçüncü gün de devam ediyorsa o zaman İnfluenza A burun akıntısı testi yapmanın bir mantığı olabilir. Pozitif çıkarsa doktorunuz çocuğunuzu daha yakın bir takibe alabilir.

Grip aşılarının içerikleri nedir, nasıl belirlenir?

İnaktif aşılar influenzadan korunmada etkinliği kanıtlanmış olan aşılardır. Canlı zayıflatılmış aşılar ve DNA kökenli aşılarla ilgili çalışmalar devam etmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü virüsün değişikliklerini(Mutasyonlarını) yakından izleyip, aşı içeriği için yıllık önerilerde bulunur. Her yıl aşı içeriği Dünya Sağlık Örgütünün önerileri dikkate alınarak hazırlanır. Yani her yıl grip aşıları da virüslerin güncel gelişimleri göz önüne alınarak yeniden geliştirilir.

Peki gelelim en klasik sorumuza ‘Aşı olmak sizi ne kadar korurur?’  ya da ‘Aşı oldum ama buna rağmen yıl içinde çok ağır mevsimsel grip geçirdim.’ diyenleri çok duydum. Bu konuda da ülkemiz maalesef ki görüş olarak ikiye ayrılmış durumdadır. Ben size biraz bilgi vereyim ve kararı size bırakayım o halde. Hazırlanan aşı ile salgında saptanan virüsler arasındaki yakınlık arttıkça (antijenik benzerlik varsa) aşı %50-80 korunma sağlayabiliyor. Sağlıklı erişkinlerde aşı ile sağlanan koruyucu antikor düzeyi influenza A için %80’in üzerinde bildirilmiştir. Yaşlılarda koruyuculuk oranı daha düşük olmakla birlikte komplikasyonları ve ölüm oranını azalttığı saptanmıştır.

Diyelim ki aşı olmaya karar verdiniz, ne zaman olunur bu grip aşısı?

İnfluenza aşısı, o senenin yeni aşısı ile, her yıl kasım ayına kadar uygulanmalıdır.

 

Aşı ile korunma kimlere uygulanır?

Aşı, grip komplikasyonlarının sık görüldüğü, bu hastalara hastalığı bulaştırma olasılığı yüksek olan kimselere, influenzadan korunmak isteyen 6 aylıktan büyük ve yumurta alerjisi olmayan herkese önerilir. İnfluenza ile ilişkili komplikasyon ve mortalite riski yüksek olan gruplar; 65 yaş ve üzerindekiler, huzur evinde kalan veya kronik bakım verilen bir sağlık ünitesinde kalan her yaştan kişiler, kronik akciğer ve kalp hastaları, uzun süreli aspirin tedavisi verilen 6 ay-18 yaş arası çocuklar, kronik böbrek ve metabolik hastalığı olanlar, bağışıklık yetmezliği olanlar, yüksek riskli gebeler. Yüksek riskli kişilere influenza bulaştırma olasılığı olanlar; doktorlar, hemşireler ve hastanede çalışan diğer personel, huzurevi ve kronik bakım veren sağlık ünitelerinde çalışanlar, yüksek riskli kişiler ile aynı evde yaşayanlar için aşı yaptırmaları kesinlikle önerilir.

 

Gelelim en önemli sorunun cevabına; Nasıl Korunuruz?

Çok kolay korunabileceğimiz bir hastalık bu aslında. Kendinizi dış salgılardan ya da havada dolaşan mikropların nefesinize karışmasından koruyabilir iseniz tüm bu korkuları yaşamayabilirsiniz. Bu hem çok kolay hem de çok zordur tabi ki. Virüsün bulaşını engellemek için basit cerrahi maske kullanılabilirsiniz örneğin. Bu tür maskeler öksürük, aksırık yoluyla ortama yayılan damlacıkları tutmada yeterli olur. Eczanelerden uygun fiyata bol miktarda satın alabilirsiniz.

Konuyu özetlersek; ellerinizi sık sık yıkamak, salgın dönemlerinde toplu alanlarda maske kullanmak, bağışıklık sistemimizi güçlendirecek önlemler almak vb klasik yöntemlerle de grip türlerinden korunmamız mümkün olabilir.

Umarım yazım ile sizlere faydalı olabilmişimdir.

Ayrıca bu tip bir salgınlara ülke olarak ve bireysel olarak hiçbir zaman yakalanmama temennisiyle…

2 hafta sonra yeni bir konu ile görüşmek dileğiyle.

Sağlıklı günler dilerim.

Eda.

* Epidemiyoloji, toplumdaki hastalık, kaza ve sağlıkla ilgili durumların dağılımını, görülme sıklıklarını ve bunları etkileyen belirteçleri inceleyen bir tıp bilimi dalıdır. Sağlığı geliştirmek ve hastalıkları azaltmak için sağlık bilgilerini toplamak, yorumlamak ve kullanmak bu bilim dalının amaçlarındandır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir