Her Şey Dahil !

Her şey dahil bir kurguyla tasarlanmışız da bir kullanma kılavuzumuz yok maalesef! Ne ararsak hepsi içimizde az veya çok, bir miktar var. Hangisinden ne kadar kullandığımıza , neye ne kadar kattığımızla, önceliklerimizle, zamanlamamızla ilgili farklılıklarımız. Cevaplar hep bizde ! Ama doğru olanı, aradığını bulup çıkarmak pek de kolay değil , bulsak da ortaya koymak zor .”Şurada derinlerde kalmış bir potansiyelim var, hazır farkındayken uygun bir ortam bulsam hemen kendimi gerçekleştirceğim” diye olmuyor tabii.

Kendimizi gerçekleştirmemize kadar Maslow’a göre çok yolumuz var , Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisine göre sırasıyla fiziksel ihtiyaçlarımız; güvenlik ihtiyacımız , ait olma ve sevgi ihtiyacımız, değer ihtiyacımız daha öncelikli.İhtiyaç tespiti şahane de Maslow’a göre bir basamak atlamadan diğerine geçemiyorsunuz. Bazı sanatçıları ve bilim adamlarının  savaş gibi zor zamanlarda fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarını bile sağlayamazken yaptıklarını düşününce sanırım sıralama alt üst oluyor.

Bütün bu ihtiyaçları karşılasak da yeterli olmayabiliyor .İnsanın kısa bir ömürde kendini ifade edebilmesi, potansiyelini gerçekleştirmesi için  kişisel farkındalık gerekiyor, uygun ortamın sağlanması, koşulların oluşması gerekiyor .Bu anlamda sanatçılara  hayran olmamak elde değil , kendilerini ifade edecek yollar bulmuşlar , açıklamaya bile ihtiyaç duymuyor çoğu , onların yerine yaptıkları işleri bir sürü insan konuşuyor , pek çok insanı yapılan iş düşündürüyor .Ölümlerinden yıllar sonra bile eserleri konuşuluyor , tartışılıyor . Herkes yaptığı işi sanata dönüştürecek kadar şanslı olsa keşke , ya da yaptığı işe öyle bakabilse . Yeterince tembelseniz hiç birine ihtiyaç yok o ayrı tabi.

Bana bunları düşündürten yine bir sanatçı aslında … Beyoğlu Arter’de şahane bir sergi var . Kaf Dağı’nın Ardında , Canan’ın bize sunduğu bir dünya , sanatçının kendini bulma süreci sizi de bir iç yolculuğa çıkarıyor. En üst katta korkular, gölge duygular Cehennem , orta katta  şifalanma süreci, arınma ve cennete geçiş Araf, giriş katta  iyi ve güzel bir dünya Cennet  olarak  sergileniyor . Masalsı  görsel unsurlarla ve mitolojik sembollerle birleştirilen etkileyici hikayeler, sanatçının önce ki işlerinde de olduğu gibi kadın bedeniyle ilişkilendiriliyor . Sergide beni en çok etkileyen hikaye kendi potansiyelinin farkına varan Simurg kuşlarının hikayesi oldu, bazen kendini bulmak için uzun yolculuklar yapmak gerekiyor . 24 Aralık’a kadar devam ediyor sergi , ben vakit buldukça tekrar tekrar gezeceğim. Benim yolum uzun sanırım .

 

Her ne istiyorsan kendinde ara!

Senin canının içinde bir can var, o canı ara!

Senin dağının içinde bir hazine var, o hazineyi ara!

Eğer yürüyen dervişi arıyorsan,

Onu senden dışarıda değil,

Kendi nefsinde ara.

MEVLANA

 

Hepsi İçinde 🙂  Cem Yılmaz :))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir