ASLAN YATTIĞI YERDEN BELLİ OLUR

“Sevgili Serap’a bu şahane bloğunda bana yer ayırdığı için çooook teşekkür ederim.”

Hey gidi hey! 80’lerde çocuk ve genç olanlar bilirler. O zamanın “sosyal medyası” anket defterlerinde, bu cümlelerden bolca kurardık. Yazıya retro kafayla başladım ama aslında aklım gelecekte…

 

Günde 8 saat, bilgisayarın içine devekuşu gibi gömüldüğümden, boyun ağrılarından muzdaribim. Ve derdime derman arar vaziyetteyim bugünlerde . “Egzersiz” demeyin! Haftada 40-50 saat çalışıp 3-5 saat egzersiz yaparak ancak dik yürüyebiliyoruz. Ne yapsam da alanı biraz daha konforlu hale getirsem diye düşünürken kafama bir sürü şey takıldı. Masa yükselse, ekran, sandalye, açılar değişse derken “KOMPLE SİSTEM DEĞİŞSE” noktasına geldim.

 

Ah şu teknoloji! Hayallerime yetmiyor, mevcudu da halka inmedi henüz. Aşağıya bir ekran açılsa, size hayalimdeki ofisi yansıtsam, sanal gözlüğünüzü takıp siz de mekanda dolaşsanız mesela ne de güzel olurdu! Ben klavyeye muhtaç, siz de hayal gücünüze. Artık idare edeceğiz.

 

Biz kalender meşrep X’ler  ve kadirşinas Babyboomer’lar, 60’ların Madmen’i misali köşe kapmaca oynadığımız  kübik ofis ortamlarında idare ediyorduk  aslında. Bilinen en efsane ofis Google’dı. Sonra Y’ler geldi bu çalışma ortamlarına, çalışma ortamları da bundan mıdır bilinmez, yavaş yavaş değişmeye başladı. Çalışma koşullarının performansa etkisi kuşkusuz.  İç mekanda konforu belirleyen üç ana unsur  var: Akustik, ışık ve iklimlendirme. Açık ofis ortamında çalışırken akustik çözümler verimlilik açısından çok değerli bugün. Bu konuda çok estetik çözümler sunan tasarımlar var. Ofis ortamlarında genelde sert malzemeler olduğu için ses ciddi bir sorun haline gelebilir, konsantrasyonu zorlaştırarak verimi düşürebilir.

 

Hayatımızın ortalama 40 yılını çalışarak geçiriyoruz. 4 nesil bir arada çalışıyoruz. 2 senede bir teknoloji değişiyor. Peki gelecekte ofislerimiz nasıl olacak? Elinde Y’leri tutamayan işverenler, Milenium ve Alpha çocuklarına nasıl ortamlar hazırlamalı? Bunları şimdiden araştıran kurumsal şirketler var.

 

Bugün bilişim, internet ve kreatif alanlarda hizmet veren şirketler daha esnek çalışma koşulları ve daha konforlu çalışma alanları sunabiliyor çalışanlarına. Hatta küçük şirketler için ortak ofis hizmetleri veren yerler benzer yaklaşımlarla çalışma alanlarını oldukça iyi çözüyor. 100 ve üzeri çalışanın olduğu kurumsal şirketlerde ise  çalışma alanlarını çözmek kolay olmuyor.

 

Gelecekte ofis ortamlarının nasıl olacağını teknoloji belirleyecek. Bunda da görüntü sistemlerinin, sanal gerçeklik ve yapay zekanın payı büyük olacak sanırım. Bugün akıllı telefonlar için ekran üreten CORNING firmasının 2011’den bu yana “A Day of Glass” olarak yayınladığı geleceğe ışık tutan videolar benim en sevdiklerimden. Sonuncusunu aşağıda paylaşıyorum , son videoyaya bir de rehber eşlik ediyor, ürünleri anlatıyor. Bir önceki videonun sinir bozucu müziğindense bu çok daha iyi olmuş. Hayalimdeki ofis yok henüz videoda, ben emekli olmadan gerçekleşir mi hayalim bilinmez. Şimdilik açılarla oynamaya devam.

Melika Özer

https://www.youtube.com/watch?v=n0qZCqyI_HM    

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir