Fuckup Nights Festivali

Bugün Boğaziçi Üniversitesinin düzenlediği etkinlik için hasta yatağımdan kalkıp yola düştüm. Etkinliğe kız kardeşim ve yeni kurulan küçük ekibimiz ile katılacaktık. Ekip fikir atölyesi üyeleri aslında. Fikri olan herkes bu ekibe katılabilir diyerek kısa bir not düşerek devam ediyorum yazıma.

Mecidiyeköy’de buluşup metro ile Boğaziçi kampüsüne varmak için yola koyulduk. Önce Levent durağında inip aktarma ile Boğaziçi metrosuna geçiş yaptık. Son duraktan indikten sonra biraz yürüyüp kampüsün kapısına kadar geldik. Hava hafif yağışlıydı. Güvenlik görevlerine etkinlik olduğunu söyleyip içeri girmek istediğimizi söyledik ama etkinlikten haberlerinin olmadığını söylediler. Biz elimizdeki biletleri göstermemize rağmen içeri alamayacaklarını söylediler. Kapıda bizim gibi bekleyen bir kaç kişi daha vardı. Onlardan biri etkinlik iptal olmuş dedi ve bizde geri dönmek zorunda kaldık. Hava şartlarının kötü olacağı ile ilgili daha önceden bilgilendirme geçilmesine rağmen daha bu sabah satış bileti olan etkinliğin iptal ile ilgili bilgilendirme yapmamaları kötü bir şaka olarak görüyor etkinlik sahiplerinin acemiliğine veriyorum. Sonrasında ne yapalım diye konuşurken Beşiktaş’a geçip kahvaltıcılar sokağında kahvaltı yapacak ardından B Blokta meşhur pişmiş cheesecake yeriz aynı zamanda birbirimiz ile yeni fikirlerimizi paylaşır geliştiririz diye yola koyulduk. Madem tüm gün etkinliğe ayırmıştık zamanımızı o zaman iptal olan bu etkinlik yerine yenisini yapmalıydık.

Kahvaltı için Siyah mekanı tercih edip başladık sohbete. Daha öncesinde konuştuğumuz bir kaç çalışmayı nasıl geliştirebiliriz bunun üzerinde beyin fırtınası yaptık. Az çok iş modelini oturttuk yol haritamızı çıkardık. Bu proje hem çocuklar için iyi bir öğrenme alanı benim içinde iyi bir mentörlük fırsatıydı. Yakında projenin detaylarını sizler ile bu mecrada paylaşıp geri bildirim almak istiyoruz.
Kahvaltı yapıldıktan sonra şu meşhur cheesecake yemek için yola koyulduk. B Blok kafesini ilk kez stajyerim İlayda sayesinde duydum. Onun girişimcilik fikirlerini ve yemek konusundaki önerilerini ciddiye alırım. Gerekten nokta tespitleri var ve denemeye değer. Burasınıda o söylemişti zaten. B bloğa geldik ama cheesecake ler daha yeni fırından çıktıkları için bir saat beklememiz gerektiğinden bahsettiler. O ara nereye gidelim diye düşünüyorduk. Yakup Kadıköy’e gidelim önerisi ile gelmişti. Bizim için farketmezdi. Sonra Deniz müzesine gidip gitmediklerini sordum ve gitmediklerini öğrendikten sonra orayı gezmek için anlaştık. Deniz Müzesi’ne gitmeyen varsa mutlaka uğranılması ve ordaki koca kayıkları ahşaptan yapılan seyahat sandallarını görmeleri gerektiğini söylüyorum. Ulaşımı çok kolay. Direk Beşiktaş’ta yol üstünde.

Ayaküstü müzede gezerek artık şu meşhur tatlıyı yesek mi diye geri döndük. En orta mekana oturup siparişimizi verdik. Siparişler gelene kadar bir diğer projemiz için fikirler havada uçuşuyordu.Sonunda güzel bir konsept ile yeni bir akımla çok yakında karşınıza çıkmaya hazırlanıyoruz. Bu proje gerçek anlamda sosyal bir deney.Tez çalışmaları için ise güzel bir konu. İçeriği şu an anlatamasamda bir kaç ay içinde bir çok insanın ilgi ile takip edecekleri bir çalışma olucak merak ile bekleyiniz efendim 🙂

Bu çalışmada mentörlük ettiğim çocuklar zehir, hepsi birbirininden akıllı ve bir o kadar çok yönlü düşünebiliyor. İşte bu yüzden genç ve akıllı nesille çalışmayı her zaman sevmişimdir. İnsanın ufkunu açıyorlar başka bir dalga ile sizin düşüncenizide geliştirebiliyorlar. Bizlerde tabi onları tecrübelerimiz ile yaptığımız ve uyguladığımız doğru bildiklerimiz ile onları zenginleştiriyoruz.

Cheesecake in tadı hakkında ise yorumum enfes güzeldi. Yediğim en hafif ve yoğun keyif veren bir tatlıydı. Herkese şiddetle tavsiye ediyor görselini aşağıda paylaşıyorum.

Yeni yazıya kadar…

Not: Görüş ve önerilerinizi benimle paylaşmak isterseniz aşağıdaki mail adresimden ulaşabilirsiniz.

[email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir