“Doğum Gününüz Kutlu Olsun” Pazarlaması

Malum bugün doğum günüm. Bundan tam 29 yıl önce şu an bu yazıyı yazdığım (20:50) saatten bir saat sonra dünyaya gözlerimi açmışım.
Benim doğduğum sene bu zamanlar havalar mevsim şartlarına uygun soğukluktaymış.Kışlık odunları ise evlere kar gelmeden yerleştirme derdindeymiş insanlar. Şimdi ise yazdan kalma birgün dehşet bir sıcaklık. Mevsimlerin 29 senede ne hale geldiğini görmek inanın bana çok korkutucu.

Tabi o zamanlar pazarlamanın sadece bir bilim dalı olduğunu ve bugün gerçek anlamda bir pazarlamanın olmadığı yıllar.İnsanlar o dönemlerde doğum günlerini ev yapımı pasta ve mevsimine göre uygun içecek ile arkaşlarıyla beraber kutlardı. O dönemde ne markalar size özel doğum günü mesajları paylaşıyordı ne de size özel indirimler. Ama günümüzde herşey çok daha farklı bir süreçte ilerliyor. Artık bağlı olduğunuz yada ilgilendiğiniz markalar size jest yapmak için yarışıyorlar. Çok yaratıcı kutlama yapanda var klasikten vazgeçmeyende.

Son 5 yıldır üye olduğum bir çok internet sitesi normal klasik mailleri ve yanlarına iliştirmiş oldukları komik indirim kuponları ile doğum günümü kutluyor. Üye olduğum iş arama siteleride her zamanki klasik paylaşımlarından vazgeçmeyerek kısa metinler halinde kariyerimde başarı temennilerini iletmekle kalıyorlar.

Bugün aktif olarak kullandığım 2 kullanmadığım diğer bankalardan doğum günü tebriği aldım. Çok beğendiğim 2 çalışmayı ve bu inovasyonu paylaşmak istedim.

İlki Garanti bankası.

Bana Özel 3+1(garanti korosu +1 olan :)) sanatçılar ile şarkı seslendirdiler.Gönderdikleri linki açtığımda 4 farklı müzik türünden sanatçılar bana özel doğum günü parçası seslendirmişlerdi. Görünce hem şaşırdım hemde tebessüm etmeden kendimi alamadım.

Ne yalan söyleyeyim Ceza güzel seslendirmiş şimdi.

Bir diğeri ise Enpara.com

Enpara.com garantiden farklı olarak sanatçıdan ziyade tam insanın duymak istediği türden cümleler kurup Serdar Ortaç’a bağlamasına hayran kaldım. Sonuçta binlerce dansöz var 🙂

Tabi gönül ister ki bu sanatçıları videodan izlemek yerine canlı olarak görmek daha efsane olurdu.Marka pazarlamasındaki bu inovatif çalışma ,markanın müşteriye ne kadar değer verdiğini, onun markası için ne kadar kıymetli olduğunu, kuru bir yazı ile günü geçiştirmenin müşteri bağlılığına hiç bir katkı sağlamadığını gösteren en iyi çalışma örneği olmuştu gözümde. İşte pazarlamanın en sevdiğim yanı bu. Müşteriyi kalbinden yakalaması. Ona dokunması ve parasından ziyade onun istek ve arzularını ondan önce tahminlemesi, bunun için ortam hazırlaması ve ona istediği standartlar da hizmet sunması.

Hazır doğum günü pazarlamasından bahsetmişken “Hediyeleşme Pazarlaması” na değinmeden yazıyı bitirmeyeyim. Artık bir çok firma marka pazarlamasının odağına insanların özel günler alışverişine zorlarken, sosyal sorumluluk vakıfları ve birimleri ise bu savaşın içinde bizde varız diyerek tüketim çılgınlığı kurallarına başka bir yön vererek hediyeleşmenin gerçek anlamını insanlara göstermek için meydanlarda varlıklarını hissettirmeye başladılar.

Kimi zaman düğünlerde verdiğimiz o süslü şaşalı kullanılmayacak hediyeler, kimi zamanda ihtiyacı olmadığı halde zorunluluk duyularak alınan hediyeler yerine artık bir çok topluluk daha anlamlı hediyeler paylaşmanın önemini vurgulayarak bunu alışkanlık hale getirecek çalışmalar yapmakta. Örneğin bu çalışmaları yapan; Tog vakfı,Darülaceze, Lösev ,Tema vakfı gibi firmalara bağış yaparak hediyeleşmenin değerini bir üst levele taşıyor.

İlla düğün,doğum günü olmasına gerek yok,içinizden geldiğinde,şirket çalışanlarınız adına vereceğiniz özel anlardaki hediyeler yerine sosyal sorumluluk projelerine destek vererek kişilerin şirketi ile bağlılığını arttırmaya destek olunabilinir.Örneğin Tema Vakfı özel gün bağışı altında bir çok opsiyonlu çalışmaları mevcut.Bunlardan biride aşağıda gördüğünüz gibi bir bağış sertifikası.Bu tip bir sertifika hazırlayarak sizin adınıza yanan ormanlar yerine yeni ağaç dikimini gerçekleştiriyor.

Buna benzer birçok insana dokunan anlamı daha büyük etkinlik yapan kurum olmasada bireysel olarak çalışma yapan insanlarda var elbette. Tam olarak örnek göstereceğim çalışma ise bu sene aldığım en anlamlı hediyeyi sizin ile paylaşarak bahsetmek istiyorum.

Yakın arkadaşım Havva her sene ince hediyeleri ile beni şaşırtır.Bir süredir Lösev vakfı için aktif olarak çalışmaları yürütmekteydi. Bu sene doğum günüm için orjinal hediye ararken karşısına Pol pot soykırımın olduğu ölüm tarlalarına yakın bir köyde yaşayan oraya hayat getirmeye çalışan bir kız ile tanışmış. Bu kız yaklaşık iki yıl önce bir yazı okuyup etkilenmiş ardından Kamboçya’nın bu köyünde aş evi kurmak için Türkiyeden ayrılmış. Burdaki insanların evlerine yardım ediyor, okul yaptırıyor ve bir çok temel ihtiyaçlarına destek oluyormuş.Tamamen burada ki hayatını bırakarak oraya temelli yaşamaya ordaki insanların hayatlarına dokunmaya başlamış. Bu kızın instagramındaki sayfasını incelemiş ve aşağıdaki resim gibi buradaki çocuklara destek ve katkı veren bir etkinliği görmüş. Oda benim adıma böyle bir katkıda bulunmak istemiş ve oraya bağışta bulunmuş. Bu tatlı kızlarda bana ve Havva’ bu tatlı resmi göndermiş. Aldığım en anlamlı hediye oldu. Bir insanı tanımadanda mutlu etmenin verdiği bu huzur inanılmaz güzel hissettiriyor insana.

Bu kızı merak ederseniz kullanıcı adı : livingfieldscambodia girin inceleyin eminim sayfasını incelediğinizde yüzünüzde bir tebessüm olacak ve destek vereceksinizdir.

Sözün özü kurumsal markalar ve bireysel markalar pazarlamanın bu güzel yanını geliştirdikçe dünya daha bir güzel yer olmaya başlayacak ve pazarlamanın insanı bir arada tutma özelliğini farkedicez.

Bir sonraki yazıya kadar sevgi ile..

O zaman iyi ki doğdum ben hemde şuan bu yazıyı bitiriyorken 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir