Show Must Go On

Ramazan ayları hep güzeldir. Tüm aile , çevren , sevdiklerin aynı masada aynı anda yemek yeme fırsatı yakalarsın.

Geçen gün fikir atölyesinin fertleri ile birlikte iftar yaptık. İskender konusunda ünlü olan bir firmada yerimizi ayırdık. Yemek öncesi arkadaşlar ile kısa sohbet ettik. Sonrasında fikri olan , fikrini aktif hayata geçiren yada henüz araştırma aşamasında olan fikirleri birbirimize anlattık. Fikirlerin temel amacını, hangi problemi çözeceğini ve nasıl bir kullanım kolaylığı olduğunu detaylıca konuştuk. Fikir atölyemizin bu çalışmalarını ileriki zamanlarda size detaylıca aktaracağım sevgili okur beklemede kalın lütfen 

Daha öncesinde basketbol maçı ile Tedarik zinciri arasındaki bağlantıyı anlatan bir yazı yazmıştım tekrar okumak isterseniz linki aşağıya bırakıyorum 🙂 , şimdi ise bir restorant ile tedarik zinciri ilişkisinden bahsetmek istiyorum bugün ki yazımda.

İftar saati yaklaşmıştı ve bizlerde yerlerimizde ezanının okunmasını bekliyorduk. İçeride yaklaşık 150 kişi vardı. Bir yemek firması için koordineli çalışması gereken bir gün olarak görülmekteydi. Etrafı incelemeye devam ederken gençlere birazdan burada canlı bir tedarik zinciri yönetiminin nasıl olduğunu göreceksiniz dedim. Hepimiz merakla etrafı izlemeye başladık.İçerde 20 tane garson vardı.Garsonlar önce çorbaları dağıttı. Çorbalar sıcaktı. Ezan okundu ve herkes yemek yemeğe başladılar. Yaklaşık 15 dk sonunda herkes iskenderi beklemeye başladı. Mutfağın orada olmamızdan dolayı içeriyi izleme fırsatı yakaladık. İçerde hızlı bir şekilde iskenderin olduğu servis tabaklarını ısıtmakla uğraşılıyordu. Demek ki daha öncesinde üretimi gerçekleşmişti. Peki ürünlerin bayatlama riskini göz önünde bulundurdular mı acaba? Bunu ancak önümüze gelen tabağın lezzeti ile anlayacaktık. Peki tabak ısındığında içindeki ürünün ısınmasını sağlayacaklar mıydı? Buda önemli bir noktaydı.Sonuçta yemeğimiz sıcak gelmeliydi.Porselen tabak ne kadar ısınsa da yüksek derecede ısı verildiğinde çatlama riski vardı.

Tüm bu sorular etrafında tepsi tepsi taşınan İskenderleri izlemeye başladık. Artık show başlamıştı. Anladığım kadarıyla her garson bir masanın siparişini bir tepside götürüyordu. Yaklaşık 10 dk geçti bizim tepsimiz hala gelmemişti. Mutfak içinde koşuşturmalar devam ederken içerden çıkan ve girenin fazla olmasına rağmen bizim masamızın siparişi henüz gelmemişti.20 dk geçti artık birçok masa yemeğini yemiş hesap ödeme faslına geçmişti ama masamızın ve etrafımızdaki bir iki masa siparişini daha almamıştı. Müşteriler olarak bu durumdan rahatsız olmuş homurdanmaya başlamıştık. 30 dk geçmişti yan masamızın bile siparişi gelmesine rağmen hala bizim siparişlerimiz gelmemişti. Artık masayı terk etsek kimse bize hesap sormaz ve her hangi bir ücret dahi talep edemezlerdi çünkü bize olması gereken zamanda yemeğimizi getirmemişlerdi. Müşteri artık mutsuzdu. 40 dk sonunda birçok garsona yemeğimizin akıbeti hakkında sorular sormamız sayesinde yemeğimiz gelmişti. Tabaklar sıcak içindeki İskender soğuktu. Tereyağı bile ısıtmamıştı. Bir beş dk sos gelsin diye bekledik oda gelmedi. Bizde mecburen yedik ve masadan kalktık. Çay ve hesap bekleme süremizden bahsetmek bile istemiyorum.

Restorandan ayrıldık ve kahve içmek için starbucks’a yöneldik. Yolda gençlere şu soruları sordum.

Sizce neden böyle çuvalladılar?
Neden zamanında siparişimizi getirmediler?
Önceden pişirilen ve daha sonrasında ısıtılıp getirilen yemeği sevdiniz mi?

Çeşitli yorumlar yaptıktan sonra şu ortaya çıktı. Firma bir masanın toplam siparişini dağıtana kadar önce tekil isteyenleri ardından bir buçuk ve çift isteyenlerin siparişlerini dağıtsaydı zamandan kazanmış olacaktı. Elbette yemekleri önceden yapmalıydı çünkü en büyük kısıtı zamandı eğer bunu riske etseydi daha çok müşteri şikâyeti ile karşı karşıya kalacaktı. Belki malzemenin daha sıcak olması için porselen bir tabaktan ziyade metal bir tabak kullanabilirdi.

Peki ya hizmet kalitesi?

Birçok kez siparişlerin ne zaman geleceği hakkında bilgi istesek de hemen geliyor diyerek bizi geçiştirmeleri, sos beklememiz, çay ikramlarının vaktinde getirilmemesi bu firmayı bir daha tercih etmememize bir sebep olarak görülmekteydi.

Aslında görüyoruz ki verdiğimiz her alanda hizmet hedef kitlemizin yakın merceğinde. Detaylara ne kadar hakim değilsek sorun o kadar büyüyerek bize doğru gelmekte. Günümüz dünyasının alışa gelmişin dışındaki hizmet kalitesi giderek değişerek ve irdeleyerek ilerlemekte.
Piyasa bu kadar durgun ve zorlu iken böyle detaylarda hata yapma lüksümüzün olmadığını görüyoruz.

Bir sonraki yazıya kadar merakla…

Etkin Tedarik Zinciri Yönetimi Nasıl Olmalı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir