Merak=Girişim=Startup

Merak hayatımın hep bir yerinde olmuştu. Sanki dünyaya merak edip araştırıp öğrenmiş ve bunu uygulamak aynı zamanda etrafımdakilere aktarmak için gelmiş gibiyim. Küçükken merdaneli bir çamaşır makinamız vardı. Makine içindeki kirli suyu boşaltması için bir boru ile lavabonun altındaki ikinci kanala bağlanmıştı. Kanal pek işe yaramıyor ki durulama zamanı annem hortumu o kanaldan çıkarıp lavabonun üzerine bırakırdı. Akan su deterjanlı olmasından dolayı köpük halinde çıkıyordu. Bende merakımdan tadına bakmak istedim. Baya baya tattım hani o köpükleri babam beni fark edene kadar. Sonrasında evde bir bağırtı ağızıma temiz su ile çarkalamalar o zaman en küçük dayımda bizdeydi annemlere kızıyordu “bırakın denesin merak etmiştir kendi keşfetsin öğrensin”. Sanki o gün dayım hayat amacımı bana duyuruyor gibiydi. Sonrasında rahmetli anneannemi en son köyde yaşarken ziyaret ettiğimizde yeni bir vukuata imza atmıştım. Köy ortamlarını az çok biliyorsanız şehirden gelen tüm ürünlerin kıymeti ve işlemleri bittikten sonra geri kalan kapları da kullanım için tasarlanmak üzere bir yere kaldırılır. Anneannemin çamaşır suyu kaplarını iyicene yıkayıp temizlik suyu doldurarak evin bir köşesine koyardı. Heralde yaşlılıktan diye düşünüyorum anneannem içme suyu kapları ile karıştırdığı bir çamaşır suyu bidonunu su doldurmaya bizi göndermişti. Sıcak yaz aylarında serin suyun bir çeyrek altından daha değerli olduğu zamanlardayız tabi bir bardak su içelim diye denemiş olduğum çamaşır suyunun en seyreltik halini de tatmış oldum… Önemli bir şey olmadı tabi yeni keşifler diyip önümüze baktık. Bulaşık yıkadığım zamanlar da süt ile çayı karıştırıp aldığı renk deneyi mi dersiniz, köyde bitmiş diye bir yerlere bırakılan parfümlerin dibindeki sıvıları yeni bir parfüm yapmalar mı dersiniz bilmem ama üniversitede Kimya mühendisliğini kazanmak kaderimin bana oynadığı bir oyun olarak düşünmüştğm o zamanlar. Madem bu kadar deney yapmaya maillisin Serap hanım o zaman hadi bakalım dünyanın kimyasını çöz dediler. Onu da çözerdim ama işte mezun olunca hayat hiç öyle okuldaki gibi olmadı maalesef. O deneyler, kendime ait deney labroatuarı falan hep anı kaldı ve kendimi Endüstri Mühendisi gibi çalışırken buldum. İyi de oldu zaten ben bu yeni dalımı daha çok sevdim. Ama tabi ki Kimya mühendisi bakış açısı ile her zaman beni bir adım önde tutar.
Parekendeye girdikten sonra hayatın okuldan sonra farklı bir serüveni olduğunu keşfettim. Sürekli dönen çarklar gibi çalışmalı kendini yenilemeli ve güncel tutmak zorundasın. Bir başka firmadaki insanlar neler yapıyor. Diğer firmalar hangi teknolojiyi kullanıyor, dünyada neler oluyor gibi soruları sürekli sorup kendine bilgi hazinesi yapmalısın. Ben şöyle yaptım işe ilk girdiğim 1 yıl sonrası Yıldız teknik üniversitesinde MBA yaptım. Bu mastır bana inanılmaz şeyler kattı. Hiç unutmam üniversitede kütle aktarım dersimin hocası Uğur Salgın, lisans sadece öğrendiklerinizin 30% geri kalan tüm bilgiyi yüksek lisansta alacaksınız demişti haklıydı. Sonrasında ücretsiz ne kadar seminer ne kadar eğitim varsa bir çoğuna katıldım ama yetmedi öğrendiklerini aktarabilmek için işini de ona göre ayarlamalısın yoksa öğrendiklerini uygulamadığınız taktirde hepsi bir toz bulutu olabiliyor. İş değiştirdim öğrendiğim bir çok bilgiyi uyguladım çoğunda başarılı oldum bir kısmında başarısız. Başarısızlıklarımdan bile bir çok şey öğrendim desem abartmış olmam bence.

Asıl konuya gelecek olursak yeni iş yerim İstabul Teknik Üniversitesine çok yakın ve daha öncesinde İtü çekirdeğe üye olduğum için bir çok etkinliğinden haberim oluyordu ama maalesef saatleri ve mesafeleri yüzünden katılmam pek mümkün değildi. Bir çok etkinlikleri ücretsiz ve gerçekten işin doğayenlerinden öğreniyorsunuz asıl konuyu. En son “Girişimin 7 büyük semineri” etkinliklerinin 3 tanesine katılabildim. İlki 24 Ocak “Girişimciler için takım uyumu etkinliği” ile başlayıp 7 Mart ta “Finans & Yatırım” etkinliği ile bitirdiler.
Ben “Ürün Pazar uyumu”, “Dijital Pazarlama” ve “Finans & Yatırım” etkinliklerine gidebildim. İnanılmaz güzel bilgiler öğrendim ve hepsi de aslında hepimizin bildiği ama “yok ya ben bunu bu şekilde yapamam” dediğiniz bir çok şeyi yaparak başardıklarını anlatıyorlar. Girişim yaparken kendilerine olan inançlarını hiç kaybetmemişler. Hep daha iyisini ama ekip olarak yapılabileceğini,elinizdeki paranın doğru olarak nereye yatırım yapılacağını yada yatırım nasıl alındığını, markalaşma sürecinde hangi kanallara oynamalı ne gibi incelikleri var reklam verirken nelere dikkat etmek gerektiğini , çalıştığınız ekibi nasıl yönetmeli ve yönlendirmeli gibi bir çok konu hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Aslında hayallerinizi gerçekleştirmek için size heyecan veriyor inancınızı arttırıyorlar. Her seminer sonrası içimdeki üretme isteği ile eve dönüyordum. Size güzel bir haber vererek bu yazıyı bitireceğim. İtü çekirdek BİGG (Bireysel Genç Girişimci ) ile hayalindeki girişime Tübitak desteği veriyor. Eğer bir fikrin var ve bunu gerçekleştirecek bir yatırım arıyorsan tam yerindesin mutlaka başvur ne kaybedersin ki?

Linki aşağıya bırakıyorum son başvuru 22 mart 2017.

http://bigg.itucekirdek.com.tr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir