YALIN & 6 SİGMA EĞİTİMLERİ

Herkese merhaba;

Daha önceki iş yerimde eğitim aldığım sonrasında hayatımın da birçok yerine adapte etmeye çalıştığım bir metodolojiden bahsetmek istiyorum sizlere. Yalın 6 Sigma .
Uzun uzadıya yalın 6 sigma felsefesini anlatmayacağım daha çok bu eğitimler niçin alınır nasıl bir süreçten geçilir bunlar üzerinde yoğunlaşacağım. Evet başlıyoruz.

Yalın 6 Sigma felsefesi nedir önce ondan bahsedelim.
Müşteri memnuniyetini temel alarak , iş süreçlerindeki israfları (muda),hata oranlarını azaltmak ,verimliliği artırmak, iş süreçlerini etkileyen değişkenleri saptamak, hızla iyileştirme ve müşteri memnuniyetini artırarak firmanın kalite programını geliştirme üzerine kurulmuş bir metottur.

Yalın & 6 Sigma eğitimleri nasıl verilir peki?
Genelde bu tarz eğitimlerin danışman firmaları olur. Dışardan kendinizde alabilirsiniz veya firmanız da belirlenen projeler ve ihtiyaçlar durumunda size bu eğitimi verebilir yada dışardan almanızı sağlayabilir. Ben bu eğitimi Yataş ta çalışırken almıştım. Direktörümüz tüm TZY departmanının bu eğitimi almasını istiyordu. Eğitim Şubat ayında başlayıp Temmuz ayında bitti. Eğitim 4 haftalık periyotlara bölünür ve her hafta 3 gün ders işlenir,verilen uygulamalar için proje gözden geçirilme yapılırak projelerin tamamlanmasına yardımcı olunur.

Eğitimde öncelikle modeller konuşulur. Projede hangi model kullanacağını detaylı açıklamaları yapılır. Yukarıda görmüş olduğunuzun yanı sıra

 Takım etkinliği
 Temel istatistik
 Proje planlaması
 Paydaş analizi
 Sunuş teknikleri

Konusunda da bilgiler verilir.

YALIN 6 SİGMA İNSAN KAYNAĞI

Yukarıda görmüş olduğunuz 3 insan kaynağına ihtiyaç vardır. Bunun yanı sıra organizasyonel yapılanmada oluşturularak tam anlamı ile belirlenen proje üzerinde yoğunlaşmaya başlanılır. Yalın 6 sigma projelerinde dört temel rol vardır. Bu roller aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Sizlere proje rollerindeki sorumluluklarınız hakkında geniş bir bilgilendirilme yapılarak proje aşamasında ihtiyacınız olacak tüm metrik ve nitel bilgiler paylaşılır.
Yalın 6 sigmanın temeldeki amacı –benim fikrim- israfları(muda) azaltarak daha verimli ve kaliteli iş çıkartırız ve müşteriyi daha ne kadar çok memnun ederiz üzerine.

Peki bu israflar nedir diye incelediğimizde ise karşımıza şu liste çıkar.

Bunların bazıları gereksiz=zorunlu olmayan bazıları ise gerekli=zorunlu olan israflardır. Amaç bu israfları mümkün olduğunca işletmemizin sisteminden uzaklaştırmak olmalı.

Yalın Üretim ve Altı Sigma’nın hangisinin daha etken olduğu, beraberce kullanılıp kullanılmayacağı ve sinerji yaratıp yaratamayacakları üzerinedir.Bu konu üzerine belirli tabular koymaktansa ikisinin birlikte kullanmak daha faydalı olacağını düşünmekteyim. Unutulmamalı ki, Toyota’da varyasyonların elimine edilmesi en önemli unsurdur, bunu da TÜS (Toyota Üretim Sistemi) içinde sağlarlar. Bunun için herhangi bir sertifikasyona ihtiyaçları olmamasına rağmen ABD’de transfer edilebilen bir problem çözme kalifikasyonu olarak Altı Sigma siyah, yeşil, beyaz kuşak kursları ortaya çıkmış ve kısa vadede bir değişim programı olarak yaygınlaşmıştır.Yalın Üretim’e, kayıpları devamlı ve ısrarlı, sistematik bir şekilde yok eden araçlar menüsü ve insan bazlı eylemler olarak baktığımızda Altı Sigma ile ilişki açık olarak ortaya çıkar. Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere Altı Sigma’yı özel konumlarda kullanılan bir araç olarak ele alırsak, Yalın Üretim içinde gerektiğinde uygulanan bir metot olarak görebiliriz.

Her şeye az az değinerek yazmış olduğum yazıyı son olarak kendi hayatımda nasıl uyguladığım bu felsefeyi uygulamalarını okumak için ulaşabileceğiniz kaynakları da eklemeden olmazdı.

Öncelikle eğitimi aldığımda TZY direktörümün önerdiği kitap ile bu modelin mantığını anlamaya çalıştım.
“The Goal (Amaç)” kitabı Dr. Eliyahu Goldratt’ın 1984 yılında yazdığı, bir çok ünlü firmaya, imalat birimlerinde uygulanan bir teori ile ilgili olarak kaynak oluşturmuştur. Bu teori, kısıtlar teorisidir. Kısıtlar teorisi, bir işletmeyi ya da örgütü yönetmek ve iyileştirmeler sağlamak üzere geliştirilmiş bütünsel bir yaklaşımdır.
Amaç; kapanmak üzere olan bir fabrikanın üretim müdürü olan Alex Rogo’nun hikâyesini anlatır. Kitapta karmaşık üretim yönetimi sorunları, arka arkaya ortaya çıkan kısıtlar, iş ortamındaki çekişmeler, iş arkadaşlarının dayanışması, global rekabet, rakiplerin kurnazlıkları, yönetim kurulu toplantıları, iş ve yaşam dengesini kurma problemleri ele alınıyor.

Bu kitabı bitirdiğimde Arşimet gibi “EVREKA” diyerek o dönem yönettiğim fabrikanın üretim planını başka bir bakış açısından çözmeye çalıştım. Eğer bir üretim firmasında çalışıyorsanız plan yaparken onların bakış açısına kısıtlarına ve üretim hızınızı iyi ayarlamanız gerekir. Bu kitap bana bu konuda bir farkındalık yaratmıştı. Bir diğer devamı olan “The Velocıty (HIZ)” ise “Hemen her alanda köklü ve hızlı değişimlerin yaşandığı dijitalleşen dünyamızda, eski düzenlerini sürdürmeye çalışanlar er yada geç duvara toslayacaktır. Böylesi bir ortamda, DEĞİŞİMİ ezberleri bozmak için bir FIRSAT, YENİYİ içinizdeki enerjiyi ateşleyecek bir KIVILCIM olarak görerek işe başlamak gerekir. İşte elinizde bulundurduğunuz HIZ, içinizdeki kıvılcımı ateşleme konusunda sizi motive edecektir. Kitabı okuduğunuzda, şu anki ve gelecekte yaşayacağınız ortamın hayatınızı nasıl dönüştüreceği konusunda farkındalığınız artacak; içindeki etkileyeci hikayeler ve gerçek hayattan müthiş örnekler yeni dünyanın gerektirdiği beceriler, prensipler ve davranış biçimleri konusunda yönünüzü bulma yolculuğunuza ışık tutacaktır.” önerisi ile yalın 6 sigma ve kısıtlar teorisinin nasıl birlikte uygulandığını bir üretim fabrikasındaki zorlukları ve hem iş yönetimi hem insan yönetiminin nasıl olması gerektiğini alınan kararların uygulanabilirliğinin öğrettiği örneklendiği güzel bir kitaptı kesinlikle bu yalın 6 sigma ve Kısıtlar terosi ile ilgileniyorsanız mutlaka bu kitaplar ufkunuzu açacaktır.

Bir kitap önerisi vererek yazımı sonlandıracağım.Planlama müdürüm ile sohbet esnasında “Şimdi anladım! Parakende ve Kısıtlar Teorisi” kitabını öğrendim. Kitap özetinde;

Dr. Goldratt perakende endüstrisinin özündeki kökleşmiş sorunları ele alıyor:

Satış tahminlerindeki düşük doğruluk oranı

Çok uzun temin süreleri

Perakendecilerde bazı ürünlerden yeterince yokken, bazılarından gereğinden fazla olmas

Bugünün lojistik yaklaşımının, tedarik zincirindeki stokları, olması gereken yer ve zamanda hazır bulunduramaması

ile ilgili noktalara değiniyor. Benim gibi parakendede çalışan bir beyaz yakalı için bulunmaz bir bilgi kaynağı. Henüz okumadım ama okuduktan sonra fikirlerimi ayrıca yazı olarak buraya bırakacağım.

Bir sonraki yazıya kadar kendinize iyi bakın sayın okur. Haftaya yazılacak yazının içeriği çarşamba günü paylaşılacaktır. O zaman kib by…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir