2016 Temmuz 15 ve Havada Adlandıramadığımız Bir “D A R B E ” Kokusu !

Saat 22:00

Artık düğün yerinden ayrılıp uçağa yetişebilmemiz için salondan ayrılmalıydık. Daha pasta gelecekti ha birde düğünden sonrada after parti vardı ama bizim uçak saatimizden dolayı kalamazdık. Hazel Kürşat ile arabadan eşyaları almaya gitmişti. Bende düğünde çektiğimiz fotoğrafları çıkarmak için uğraşıyordum çok uzun sürecekti bu iş ama almadan gidemezdim.Fatih arabayı çıkarmaya giderken eşi de kapıda beni bekliyordu. Fotoğrafları aldıktan sonra hızlı bir şekilde dışarı çıktım. Mehtap’ın kucağında Nisa vardı ve ağlıyordu. Nedenin sorduğumda uçaklardan korktuğunu söyledi. Başımı yukarı F16 ların geçtiğini gördüm. Aklımdan geçen şuydu “Hiç bu kadar yakından görmemiştim”. Yüzüme anlamsız bir şekilde tedirginlikle bakan Mehtap’ı sakinleştirmek adına “Burası Ankara. Hep uçar zaten kesin bir ihbar almıştır kontrol amaçlı uçuyordur” diyerek sakinleştirmek istedim. Kürşat ile Hazel yanımıza eşyalar ile birlikte geldi. Hemen ayakkabılarımı değiştirerek Fatihin yanına hızlı bir şekilde gittik.

Saat 22:30

Yolda sohbet muhabbet ederken uçağa yetişirmiyiz yetişmezmiyiz kavgası yaparak giderken Havva nın mesajı ile bir irkildim.
Köprülerin kapatıldığını tanklar ve askerlerin olduğunu söyledi. Uçaktan iner inmez bana gel dedi. Zaten gelicektim çok geç dönüyordum. Mesajı sesli okudum içeride derin bir sessizlik hemen haberlere baktım. Gerçekten kapatılmıştı. Kesin bomba yüklü bir araş İŞİD ci bir bombacı halkı tedirgin eden bir eyleme girişti. İŞİD diyorum çünkü ben dahil hiç kimsenin aklına “DARBE” gelmezdi.

Saat 23:00

Fatih istersek onlar ile birlikte Kayseri ye gidebileceğimizi ertesi gün İstanbul a dönmemiz konusunda bize söylesede olayların boyutunun ciddi olmayacağını bir şey olursa dayımlara geçeceğimizi söyledim. Sağ olsun kardeşim bizi orada bırakmak istemedi ama durum ciddi durmuyordu.
Güvenlik kontrolunden geçiyorduk. Herkes tedirgindi. Genelkurmayı rehin almışlardı.Ülkede neler oluyordu. Havva aradı Atatürk havalimanı kapatılmıştı. Sabihada kapatılabilinirdi. Tanklar havalimanlarına ilerliyordu. Bana bir şey olmasından korktu gelme dedi.Anlayamıyordum durumu yada algılayamıyordum. Neden asker köprüde neden Genel kurmay rehine alınmıştı neler oluyor arkadaş daha bir kaç saat öncesi iş problemleri ile uğraşıyor Kardeşimiz kadar yakın arkadaşımızı evlendiriyor yeni bir yuva kurmanın mutluluğunu paylaşırken ülkemize DARBE oldu lafı nasıl geçerdi?

Saat 23:27

Yengemi aradım. İstanbul a dönemezdik. Çünkü bundan yaklaşık 2 hafta önce Atatürk Havalimanına suikast düzenlenmiş bomba patlatılsa bile silahlar ile halkı taramışlardı. Aynı şey tekrar olmayacağı ne malumdu. Hazel eve gidelim diyordu. Gidemezdik daha büyük bir kaosa sürükleniyor olabilirdik. Şuan burada olaylar yoktu. İstanbul karışmaya başlamıştı. Hazel ikna olmuyordu ama WC ye gidip üstümüzü değiştirip hemen dayımlara geçmeyi kafaya koymuştum. Hazelin giyinmesini beklerken Gölbaşının bombalandığını öğrendim. Ankara da karışmaya başladı artık. O zamana kadar İstanbul a dönme fikrim yok iken madem her yer aynı o zaman gitmeliydik ve ÖLECEK isek te kendi memleketimde ölmeliydik.
Uçağa koşuyorduk. Kaçırmak istemiyorduk yabancı bir şehir değildi elbet kardeşlerimizde vardı burada sevdiklerimiz de ama ailemiz onlar nasıl bir durumdaydı. Şarjım çok azdı. Tüm yakın dostlarım kardeşlerim ailem beni arıyordu. onlara ulaşmak konuşmak ve iyi olduğumu söylemek istiyordum. İyiydim. Ama korkuyordum. Korkmamalıydık vatan elden gidecekse canımız feda olacaktı. TÜRK olmak bunu gerektirirdi.

16 Temmuz 2016

Saat 00:00

Uçağın içindeydik. Şarjım olmamasına rağmen 25% lik hali ile durumlardan haberdar olmaya ulaşabildiğim kadar insana ulaşmaya çalışıyordum. Şarjımın son kalanı ile annemleri aradım. Kız kardeşimle konuştuktan sonra kapatmaya yakın ondan helallik isteyip Önce ALLAH a sonra sizlere emanet diyip kapattım. Kendimi o an bıraktım ve hıçkırarak yaşadıklarımızın şaka olmadığının farkına varmıştım. Şirkette çalışan başka bir arkadaşımızla uçağın içinde karşılaştık. Benim ağlak suratımdan etkilenmiş olacak ki beni sakinleştirmeye olaylardan uzaklaştırmaya çalışmıştı. Oysaki ismini çok duymama rağmen kendisi ile hiç bu kadar yakın olmamıştık. Uçağın içinde Darbe olduğunu sokağa çıkma yasağın olduğundan bahsetmeye başladılar. Bazı yolcular uçaktan inmek istediler. Daha sonrasında Uçağın pilotu dışarı çıkararak yolcuları ikna etmeye çalışsa da genede uçağın kapanan kapısını açılmasına engel olamadı.Sonrasında bir anons geldi kabinden. “Nedenini bilmediğim bir sebepten dolayı bazı yolcularımız uçağımızdan inmek istemektedirler. Bavulların karışmaması için bir sürekontrol yapıldıktan sonra kalkış için pozisyon alacağız.” anons bittikten sonra aramalar oldu. Bir yandanda uçaktakiler birnilerine korkulu gözlerle bakıyor bir yandanda TRT de darbe ile ilgili bir metin okuduklarını söylüyorlardı. Sokağa çıkma yasağının olduğunu söylüyorlardı.

00:50

Artık uçuyorduk. Yani uçağımız havalanmıştı. Hayatımda en kısa süren uçak yolculuğu idi. Yalan olmasın 25-30 dk içinde İstanbul’a indik. Havalimanında bir tane bile taksi yoktu Havataş hiç. Beraber yolculuk yaptığım arkadaşın ailesi gelmeseydi heralde sabaha kadar belkide öğlene kadar oradan ayrılamayacaktık. Arkadaşımın ailesi araçla geldiği için aracı bulmaya çalıştık. Yolda 3 tane tank ve tankların üstünde bayraklı insanlar. Bir grup insan tekerlekli bir şey üzerinde yaralı bir asker taşıyorlardı. Meğer asker kendini tankın içinde vurmuş. İnsanlar Çılgınlar gibi sokaklardaydı.

04:00

Hazellerin evindeydik. Şaka gibi bir gece yaşadık. Hala inanamıyorduk. Olamazdı böyle bir şey yalnızca 30 yıl önce yaşanan bir olaydı. Tekrarı için fazla modern kalıyorduk.

10:00

Kendimi bir rüya yaşamış gibi hissederek uyandım. Ama aslında her şey gerçekti. 238 kişi ölmüş 2200 kişi yaralanmıştı.

13:00

Karşıya ailemin yanına geçemedim bir süre. Kendi evime zor attım kendimi ve ağlayarak Havva ya sarıldım. Hala kötü rüyalar görüyordum. Korkudan yatamıyor tedirgin bir şekilde yaşamaya alışıyordum. Metro kullanamıyordum , köprüden geçerken de olayları düşündükçe canım acıyordu.

7 Ağustos 2016

Demokrasi ve Şehitler Mitingi

cropped_content_7-agustos-yenikapi-mitingi-saat-kacta-baslayacak-7-agustos-trafige-kapali-yollar-mitinge-nasil-ulasilir_s9g3y437tAoMOyH

Cumhurbaşkanı- İktidar-Muhalefet-Asker hepsi aynı karede herkes el eleydi. İnanılmaz bir şeydi. Biz hayalini kurduğumuz tabloyu yaşamıştık.
Derler ya hani “Bir gün hayal ettiğin şeyi yaşarken bulacaksın kendini”. Hepimizin ortak hayali idi demek El eleydik beraberdik kimse kırdırmamıştı artık bizi.

Darbe gecesi yaşadıklarımı anlatsam mı anlatmasam mı diye çok düşündüm. Anlatmak bir yere bu yaşadıklarımı kayıt ettirmek doğru gelmemişti önceleri bana. Sonra düşündüm ki eğer bu yaşadıklarımı unutursam o köprüden her geçtiğimde aklıma gelecek benim için ailem için kardeşlerim için korkusuzca savaşan kardeşlerim buna izin veremeyecek. Unutmamalıydım. Bugün bu yazıyı yazıyorsam onların tankların önüne geçip korkusuzca durdukları için yaşıyor ve yazıyorum.

Allah mekanlarını cennet geride kalanlarına can sağlığı versin. Gazi kardeşlerime Allah acil şifa versin.

Onlar bize unuttuğumuz ruhu kaybettiğimiz değerleri ve sağ duyumuzu geri getirdi.

Ben buraya yazmışım çok mu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir