Yöneticim Beni Nasıl Yönetmeli ?

Son günlerde en popüler problem -benim gözlemlediğim- iş yerlerindeki yönetim süreçleri.Aslında daha farklı problemlerin yaşandığı bir gündemde bu şekilde bir konuya değinmek ne kadar doğru bilemiyorum. Ama normal hayatımıza devam etmek zorunda olduğumuzu düşündüğümüzde bu süreçler bir çok verimli çalışanı kaybetmeye neden olduğu için önemli bir konu olarak gündemde duruyor.Çünkü hayatımızın en aktif zamanını iş yerinde harcadığımız için 4 duvarın arasında malesef izole oluyoruz yaşamdan.Hayatlarımız şu aralar dışarıda tehlike altında her an yeni bir aksiyona gebe iken birde şirket içindeki profesyonel olmayan olaylar yaşayınca “MARS’A BİR BİLET LÜTFEN” diyip TCDD ye 50 tl uzatıp uzaklaşacağım bu dünya gezegeninden. İş hayatı zaten kolay bir süreç değil hayat şartları maddi durum küresel krizler yetmiyormuş gibi birde yöneticilerin adeta bir “UZMAN” gibi davranışlar göstermesi çalışanların kendini ifade etmelerine ket vuruyor.Yönetici değilim kalkıp yöneticilik dersleri verecek kadarda bilgim elbette yok. Ama beni nasıl yöneteceği yada ilerde ekiplerimi nasıl yöneteceğim hakkında konuşabiliriz.

-Bir yönetici asla çalışanı ile arasındaki iletişim köprüsünü yıkmamalı.
-Çalışanına verdiği görevlerde üstün performans beklerken o iş için verilecek tüm yetkinliği ona sağlamalı her şekilde desteğini ve güvenini hissetmediği işlerde beklenen performansı sağlayamayacağı bilinmeli
-Ne olursa olsun yönetici çalışanı hakkında kötü düşünmemeli her zaman onu kazanmalı, bilgi ve tecrübelerini aktarma konusunda istekli olmalı.
-İş konusunda yeterli bilgi birikimine sahip değilse bu konuda çalışanına eğitim vermeli yada profesyonel destek aldırmalı. İşi bilgi ile kalitelendirebilineceğini bilecek bir algıya sahip olmalı.
-Çalışan nasıl yöneticisine saygı duyup onun istediği işleri başarma konusunda elinden gelenin fazlasını yapabiliyorsa yöneticisi taktir ve başarısı karşısında ödüllendirme yapmalı
-Yönetici asla işe duygularını karıştırmamalı. Karşısındaki insandan ölesiye nefret etse de başarısını gölgeleyecek işlere atamamalı, etrafındaki ekiplere karşı küçük düşürmemeli, kendi içlerinde ne sorunları olursa olsun bunu dışarı yansıtmamalı bunun tam tersi de mevcuttur. Çalışanına olan sevgisini aşırı göstermemeli her durumda onu abartacak destekler vermemeli yaptığı hataları görmezden gelerek yok saymamalı açıkçası bir yönetici objektif olmalı ne olursa olsun tarafsız olmalı ister ölesiye “NEFRET” etsin isterse de “SEVSİN”. Zaten bir yönetici çalışanına bu tip duygular beslememeli bile yönetici iş konusunda duygularını dizginleyebilen olmalı.
-Bir yönetici çalışanının yetkinliklerinden , zekasından ve iletişiminden memnuniyetini “KISKANÇLIK” boyutuna getirmemeli. Kendi yerini alacak korkusu ancak kendine “GÜVEN EKSİKLİ” ğinin bir göstergesidir. Bir Müdür yada bir Direktör yada bir GM neden bir uzmanı tehlike olarak görsün ki? Zaten uzman bunun farkındaysa neden kalkıp senin şirketinde çalışsın?
-Yönetici “EKİP” olun derken kendisini o ekibin dışında tutmamalı. “Ekip olmayı başaramadığınız için biz şuan bu durumdayız” gibi bahaneler kurmamalı neden “EKİP” olamadığımızı araştırmalı ve sorunun kök nedenini bulduktan sonra buna çözüm getirmeli.
-Yönetici başarıyı sadece kendine adamamalı başarısızlığı da kendine yontmalı.”HATA” yı kabul eden gibi görünüp ama ilk hatada insanları silmemeli.
-Çalışanı verilen işi yapamıyorsa; kolları sıvamalı ve işi öğrenene kadar beraber mücadele etmeli. Asla “-Benim bunları öğretecek ZAMANIM YOK” dememli o zaman insana sorarlar eğitim ver , mentör ata, işi bilene gönder yada işi ikame et.
-“ÇÖZÜM” odaklı olmalı ama gerçek bir çözümcü gibi. Lafta kalan cinsten değil.
-Sabırlı olmalı ve merhametli kendi içinde ne yaşamış olursa olsun dışarıya karşı çalışanını korumalı hatasını kapatmalı ama çözmeden bırakmamalı birlikte eğlenmeli birlikte sabahlamalı.
-En önemlisi yaptığı işi “SEVMELİ”. Sevmediği bir işi yapan yönetici sırf tittle için durmamalı o koltukta.

-Bir yönetici-benim kendi şahsi fikrim- “İŞ” değil “İNSAN” yönetmeli. Sizlerde şu algıyı yaratmak istemem tabi ki yönetici hiç bir işe asla karışmamalı değil derdim, işi takip etmeli, yapılan çalışmaları incelemeli hatta yorum yapmalı eksik/fazla yanlarını tartışmalı doğrusunu beraber bulmalı.

Bu tip çalışma şartları altında maruz kalınan yada kalınmaya müsait bir ortamda çalışan bir çok insan var. Onlara da sorsanız farklı şeyler eklerler bu yazıya. Ama onca madde içerisinde “PARA” çok vermeli diye bir cümle geçmeyeceğine eminim. Çünkü işini seven insanlar parayı önemsemezler. Yaptıkları işin kalitesini katma değerini daha çok önemserler. İşin anlamlı olması yaptıkları işe saygısını gösterir.

Lütfen siz değerli “YÖNETİCİLER” ve “YÖNETİCİ ADAYLARI” çalışanlarınız sizin köleniz , biat edecek insanlar değildir. Sizlerde onların sahibi yada Emir subayı değilsiniz. Size nasıl davranılması gerektiğini düşünüyorsanız sizde alt çalışanlarınıza o şekilde yaklaşmalısınız. “EMPATİ” kurmak sizi bu yolda işinizi kolaylaştıracak bir anahtar olarak görüyorum.

Lider

Lütfen çalışanların bir “YÖNETİCİ”ye değil bir “LİDERE” ihtiyacı var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir