Alırım Bir dal Mülakatınızı Part 1 – “On Yıl Sonra Neredeyiz?”

Size mülakat esnasında şu soru geldi mi?

-On yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

Çalıştığım iş yerinde girmiş olduğum son mülakatta bana bu soru gelmişti. Bu bana sorulan 2. aynı soruydu ilkinde düşünmeden sırf karşı tarafın dikkatini çeksin diye ilk aklıma geleni söylemiştim. Daha dün gibi hatırlıyorum.Yeni mezun olmuştum.Harı harıl mezun olduğum bölüme uygun işlere Cv dağıtmakla geçiyordu part time çalıştığım işlerden arda kalan zamanda.Bir gün bir yerden telefon geldi. Sanki işe alınacakmışım gibi bir heyecan bir saçmalamasyon hareketler. Beylikdüzü organizede olan bu firmaya kız kardeşimi de yanıma alarak bana söylenen saatten bir saat erken orada olacakmış gibi evden çıktık. Hiç gitmediğimiz görmediğimiz yerlere gelmiştik. İnanılmaz karmaşık ve ürkütücü gelen bu organizede gideceğimiz yere yakın bir cadde başında indik. Etrafta gördüğümüz insanlara firmanın yerini sora sora devam ederken ufukta bir kuçu kuçunun bize doğru har har sesler eşliğinde geldiğini farkettik. Kız kardeşime kaç diye bağırdığımı hatırlıyorum sırf onun peşine koşmasın diye köpeği kendi üzerime çekerek dur dur diye elimdeki siyah kaplı defterle bağırdığımı hatırlıyorum. O kadar kızgın bir şekilde geliyordu ki nasıl oldu ise tam ayaklarımın dibine geldiğinde sakinleşmiş anlamsız gözler ile bana bakıyordu. Etrafımdaki fabrikalardaki insanlar donuk bir insan heykeli gibi bizlere bakıyordu sonrasında kendine gelen biri köpeği gelip yanımdan aldı. Nasıl çemkirdiğimi anlatamam :). Olayın şok etkisi ile aradığımız ilaç firmasına sonunda ulaşmıştık. Kapıdan içeri girerek mülakata gireceğim zamanı bekliyordum. Sıranın bana geldiğini içeride üretim müdürünün gelmesini beklemem gerektiğini söylediler. Bir 10 dakikada orada bekledikten sonra  ilgili kişi artık karşımdaydı. Hiç tecrübemin olmadığını yüzüme vurarak neyime güvenerek bu işe başvurduğumu sordu. Bendeki cesaret ile okulda yaptığım küçükte olsa labratuar deneyimlerimden bahsetmiş 1 sene boyunca okulun labratuarını kullanarak biodizel üretiminden bahsetmiştim. Bu pek inandırıcı gelmemiş olacak ki bu sefer dilden bahsetmişti. Onunda labratuarda ne işimize yarayacağını sorarak iyice antipati kazanmıştım. Asıl altın vuruşu sona saklamıştım. Bana bundan 10 yıl sonra nerede olmak istediğimi sormuştu. İnsanın içi iyi niyetli olmasın üretim müdürü olmak istediğimden bahsettim. O an beklemediğim bir tepki verere “demek benim yerimde olmak istiyorsun yani şimdiden yerime göz mü diktin” diye bir cevap vermişti. Bir insan nasıl bir ego ile bunu söyleyebilirdi. Kendine nasıl yeni mezun birini rakip olarak görebilirdi bugün hala bunu anlamakta zorluk çekiyorum doğrusu. Daha sonrasında benimle yeterince konuştuğunu 1 hafta boyunca onu sıkıştırıp peşinden koşmamı içeren bir cümle ile başlayan ve sonunda sana bir hafta içinde fikrimi söyleyip işe alınıp alınmadığın hakkında bilgi vereceğini söyleyerek odadan çıktı. İçimde hoş olmayan bir dalganın olduğunu ama genede bana söyleneni yapıp bu işi nasıl istediğimi göstermem içinde bir fırsat verildiğinin farkındaydım. Usanmadan yılmadan her gün ısrarla arayıp müdüre ulaşmaya çalıştım. Kimi zaman beni azarlayan bir ses tonu ile karşılaştım kimi zaman alaycı bir ses tonuyla. Sonunda dayanamayıp gececi olduğum bir iş gününde tekrardan kardeşimle firmanın yolunu tuttuk. Bu sefer yeri biliyorduk. Firmaya geldiğimizde danışmadaki ilgili kişiye konuyu özetleyerek bir haftanın dolduğunu bugün bir kararı bildirmeleri gerektiğinden bahsederek bana yardımcı olmasını istedim. Sanırım adam halime üzüldü içeri ofise girip üretim müdürü ile görüştü. Daha sonrasında bizi içeri alacağını düşünmemin bir hata olacağı bir yüz ifadesiyle yanımıza gelerek görüşmenin olumsuz olduğunu, beni işe kabul etmediklerini söyledi. O an yaşadığım hayal kırıklığına mı , harcadığım zamana mı yoksa 10 sene sonra nerede olamayacağıma mı üzülmem gerektiğine karar verememiştim.

Yıllar sonra aynı soru gelince kısada olsa yaşadığım bu tecrübe gelmişti gözümün önüne istemsiz bir gülümseme ile ” on yıl çok uzun bir süre buna cevap vermek istemiyorum ama 30 yaşımda nerede olmak istediğimi biliyorum” dediğimi hatırlıyorum. Görüşmeyi yapan direktörüm ve müdürüm hemen yaşımı sormuşlardı. Halbuki o soruyu sorduklarında 27 yaşındaydım ve üzerinden bir sene geçti. 2 sene sonra nerede olduğumu hep birlikte öğreneceğiz :). Mülakatım bittiğinde direktörüm ısrarla neden 10 yıl sonra nerede olacağımı söylemediğimi soruyordu bende güzel bir anım var deyip kapatmıştım konuyu eğer rast gelir de bu yazıyı okuma fırsatı yakalarsa cevabı burada açıkladım.

İnsanlar bir işte tecrübe ve uzmanlık alabilmesi için öncelikle onlara bu alanlarda fırsat verilmesi gerektiğine inananlardanım. 1 saatlik zaman diliminde kimse kimseyi çözemeyeceği gibi yeni mezun bir insanın hayalleri ile dalga geçmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Kimin ne zaman ve nasıl o konuma geldiğini bilemeyiz. Hayal kurmanın zor olduğu bu devirde , kurulan hayallerinde bu kadar kolay yıkılmaması gerekir. Amaç her bireyin ülkeye ve millete faydalı bir özelliğini keşfedip onu kazanmaktan yana yaklaşımlar sergilenmesi gerekir.

Belki zamanla bu insanlarında kıymeti anlaşılır kim bilir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir