#genel #hayaller

Memleket Hikayeleri

Uzun zamandır köyüme memleketime gidememiştim. Hemen hemen tüm Türkiye’ yi gezdim fakat nasip işte denk gelmedi.

Bu yazımda sizlere doğunun güzel yanlarını anlatacak memleket hikayelerinden bahsedeceğim. Bakarsınız bu yazı beğenilirse devamı da gelir belki. Toprak sevgim tarla, bahçe merakım epeydir var. Bir şeyler ekmek, güzelce büyütmek ve bunları sağlıklı bir şekilde insanlara ulaştırmak –ailem dahil- en büyük hayallerimden biri. Benim teyzem, bir kadın girişimci. Önceleri terzilik yaparak piko, tasarım elbiseler, yöresel kıyafetler diker, bunlardan gelir elde ederdi. Ardından memlekette kendine bahçe yapmak için şehre yakın bir köyde toprak satın aldı. Ardından, önce küçük bitkiler sonra ağaç ekerek bugün kendi çiftliğini kurdu. Çok güçlü bir kadın. Sanırım benim de toprak sevgim onun bu azmi ve çalışkanlığından geliyor. Elazığ, Türkiye’ de çok popüler olmayan bir şehir. Aslına bakarsanız su ve maden kaynakları açısından zengin bir şehir. Kendi içinde renkli, dışarıya karşı renksiz bir kültür yaşamakta. Öküzgözü üzümü ile en kaliteli şaraplar üretilerek yurt dışına ihraç eder fakat kendi içindeki marketlerde ya da restoranlarda sattırmaz. Muhafazakar ama bir o kadar da aydın bir kesime sahiptir Elazığ. Birçok kaplıcası, barajları ve kayak merkezleri olan Elazığ bu seyahatimde beni çok şaşırttı.

Bir çok şehre yakınlığı ve doğunun transfer merkezi olma özelliği sayesinde aslında stratejik bir konuma sahip. Turist ve turizm açısından çok bilinirliği olmasa da kendi içinde bir çok güzel yerleri var.
Mesela Harput Kalesi’ ne çıkıp tüm Elazığ manzarasını görebilirsiniz. Süt Kalesi’ ne çıkarak zamanında sütten yapılmış kale ile fotoğraf çekilebilirsiniz. Kışın Sivriceye gidebilir, Hazar Baba dağında kayak yapabilirsiniz. Karakoçan’ da kaplıca suları ile dinlenip yenileyebilirsiniz.

Bunlara vaktiniz yoksa şehir merkezini gezip kültür parkı veya botanik bahçesinde dinlenebilirsiniz. Yemek konusunda köfteciler sokağında Amcanın Yeri’ nde tost köfte yiyerek gününüzü tamamlayabilirsiniz.

Aslında memleketimizin her yeri güzel gidip görmek, gezmek, zaman ayırmak lazım. Dünyanın her hangi bir yerine, yaşadığın coğrafyayı gezmeden gitmek hep bir eksi ile başlamak anlamı yaratıyor bende.

Bir sonraki memleket hikayelerinde görüşmek üzere…

Serap Gür
<p>88 Doğumlu bir Mühendis. Okuldan sonra kendini uzay boşluğunda bulan, ardından yüksek lisans yapan, sürekli öğrenen ve üreten bir sistem kurmaya çalışan insan evladı. Şimdi perakendenin devlerinden birinde çalışıyor ve öğrenmekten vazgeçmiyor. Maceralarını merak ederseniz takipte kalın. Çünkü #yoluzunhayatkisa #tiklaoku</p> <p>Fikir ve Görüşleriniz için serap@ofistekiler.com adresine mail atabilirsiniz.</p>
http://ofistekiler.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top